Az konuşur, çok düşünür bir karakterin fiziksel olarak yaptığı ama daha çok zihinsel yolculuğuna şahit olacağınız bir kitap. Genel olarak karakterin düşünce ve fikirlerinin ele alındığı, hissizliği savunan ama bir his arayışında olduğunu düşündüğüm, okudukça bir çok soruya cevap veren ama bir o kadar da cevapsız sorular oluşturan, içerisinden sağduyu'nun çıkarıldığı, tam olarak 'sanatçı ruhu' denilebilecek üç köşeli bir dünya.
Fani dünya insanların savaşmasını, aksi takdirde yükselişe geçemeyeceklerini savunuyordu. O yüzden bu dünyanın ıstırabından kaçılmıyordu. Doğusu ve batısı olan bir evrende yaşayıp, menfaatlerden yapılmış bir ipin üzerinden geçmek zorunda kalan bizler için, gerçek aşk bir düşmandı. Gözle görülen asıl servet ise topraktı.