Gather ye rosebuds while ye may,
Old Time is still a-flying;
And this same flower that smiles today,
Tomorrow will be dying.
Topla gül goncalarını toplayabilirken,
Zaman uçup gidiyor.
Bugün sana gülümseyen çiçekler,
Yarın soluveriyor.
Çünkü hepimiz sınırlı sayıda ilkbahar, yaz ve sonbahar yaşayacağız. İnanması güç, ama bir gün hepimiz soluk alıp vermez olacağız, soğuyacağız ve öleceğiz. 
Oğlanlar ayağa kalkıp onur salonunun duvarlarında asılı sınıf resimlerine doğru yürüdüler. Geçmişten kendilerine bakan genç adamların yüzlerini incelediler.
“Sizden bir farkları yok değil mi? Tıpkı sizde olduğu gibi, onların da gözlerinde umut var. Onlar da başlarına çok güzel şeylerin geleceğine inanıyorlar. Tıpkı bir çoğunuzun inandığı gibi. Peki nasıl o gülümsemeler nerede şimdi? O umutlara ne oldu?