Bir ölü kadar uzaklaştım hayattan. Kendimde nefret edecek yeni bir şey bulamıyordum uzun zamandır. Ama işte karşıma çıkmıştı. Ve ben nefret edilecek olanı kolayca tanırım. Bedenime hâkim olamamıştım. Günlerce aç kalabilirdim. Ama uykusuzluk insan olduğumu, zavallı olduğumu hatırlatmıştı bana. Ve midem bulandı. İçimde büyük patlamalar oldu. Tam olarak neye kızdığımı bilmiyordum.
Tabii kurduğum düşünceler zinciri tamamen bir noktadan çıkan ve sadece zaman öldürmek için tarafımdan uydurulmuş bir fikirler bütünüdür. Kendi hastalığıma bulduğum bahanelerdir. Beynimin kemirilme seslerini bastırmaya yarayan melodilerdir.
Beni iyileştirecek hiçbir şeyi hiçbir zaman sevmedim zaten. Oysa yazabilirdim milyonlar satacak bir kitap. İnsanları korkutmadan, sadece hazmedebilecekleri kadar, uykularını kaçırmayacak hikâyelerle dolu olan. Ama hayatım boyunca o kadar çok yalan söyledim ki bunu bir de yazı üstünde yapmak çok iğrenç geldi.