Annem ve Hayatın Anlamı;
Bir kısmı gerçek, bir kısmı hikâye, bir kısmı ise gerçek ile kurgu arasındaki geçirgen ve gri bir hatta duran psikoterapik anlatılardan oluşuyor. Çekirdekte varoluşsal okuma imkanı versede; terapötik/klinik okuma, yumuşak psikanalitik okuma, hikâye kurgusu üzerinden ise anlam üretimi üzerine okuma yapmaya elverişli hibrit deneyim sunuyor.
Metin şu kırılma cümlesi üzerinde yoğunlaşıyor;
“Bütün hikâyeler birer yalandır çünkü çok fazla şeyi dışarıda bırakırlar.”
Bu yüzden kitabın bilinçli ve sistematik biçimde kurgulanmış bir şematik iskelete sahip olduğunu söylemek abartılı olmaz.
Çünkü Yalom'a göre;
Algısal olgusallık çerçevesinde şekillenenmiş , bilinçli ya da yarı bilinçli tercihlerle kabul ettiğimiz bir çok versiyonunuzu kimlik olarak yaşıyoruz. Ve kendimize bile itiraf edemediğimiz birçok problemi hayatın rutini gibi yaşıyoruz.
Bu bağlamda Nietzsche'nin şu tespitini referans olarak kullanıyor;
“Bir şeyi görebilmek için gözlerimizi pek çok şeye kapamamız gerekir.”
Peki ters okuma ile; bir şeyi görebilmek uğruna diğer bütün olasılıklara gözümü kapatıp artık bana hizmet etmeyen bir hikâyenin içinde hapsolursam ne olur?
Bu bağlamda kitabın ilk öyküsü 'Annem Ve Hayatın Anlamı' omurga görevi görüyor.
Anne, nasılım? Sorusu bireyin hayatı boyunca onay arama ihtiyacının özü olarak ortaya çıkıyor. Yaşımız kaç olursa olsun onaylanmaya tutunan benliğimiz merkezinde elbette çocukluk ve ebeveyn ilişkilerimizin izlerini taşıyor.
Yalom'un ; bu rüya senin değil, benim rüyam Anne. Rüyamda ne işin var? Sorusu ise bireyin anlam dünyasında kendi öznelliğine yaptığı yolculuğun pilotu gibi. Çünkü bazen kaybettiğimiz ya da bilinçli susturduğumuz ebeveyn figürünün yerine bir yenisini bulmak için çaba sarfedebiliyoruz.
Diğer hikâyeleri ise bu varoluşsal
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O halde aşkta söz konusu olan nedir? Aşk -psikanalizin, tüm deneyimi buna aykırı düştüğü ve tersini gösterdiği ölçüde daha da inanılmaz bir cüretkârlıkla öne sürdüğü üzere bir-olmak mıdır? Bir'e doğru bir gerilim midir Eros?