Sinirsel anatomiye dayanarak zekâyı insan kafasına ilk yerleştiren kişi MÖ 300 yillarinda yıldızı parlayan Kalkedonlu Herophilus idi. Motor sinirleri duyu sinirlerinden ilk ayırt eden de oydu ve Rönesans'a kadar olan en kapsamlı beyin çalışmalarını yine o gerçekleștirmişti.
"Sosyal adalet ve sosyal sorumluluk duygularım son derece kuvvetli olmasına rağmen ilginçtir ki kadın ve erkeklerle doğrudan ilişki kurma isteğim belirgin derecede zayıf. Ben tek başına çalışmayı seven biriyim, grup ya da ekip çalışmasına hiç uygun değilim. Asla herhangi bir ülkeye ya da arkadaş grubuna, hatta aileme bile kalpten ve kayıtsız șartsız ait olmadim. Bu bağlarda hep belli belirsiz bir mesafe hissettim ve yillar geçtikçe de kendi içime çekilme isteğim artıyor. Bu tecrit bazen acı, ama başkalarının ilgi ve anlayışından kopuk olduğuma pişman değilim. Elbette bu yüzden bazı șeyleri kaybediyorum ama başkalarının adetlerinden, fikirlerinden ve önyargilarından bağımsız olmak bunu telafi ediyor ve iç huzurumu hiç de böyle kaygan bir zemine yaslama taraftarı değilim."
Biz zeki bir türüz ve zekâmızı kullanmak doğal olarak bize haz verir. Bu bağlamda beyin bir kas gibidir. lyi düşündüğümüz zaman iyi hissederiz. Anlamak bir tür esrimedir.