Yaptıklarını belki yanlış yapıyorlar, akılsızca yapıyorlar, biri şuraya biri buraya koşuyor ve her birinin ağzında, dünyadaki tek fikir sandığı bir fikir var; her biri kendisini fevkalâde akıllı sanıyor ve hepsi birden, yaşadıkları çağın verimsizlikle lanetlendiğini zannediyor. Ama belki de tersidir, hepsi aptaldır da ancak bir araya geldiklerinde verimli oluyorlardır? Görünen ki günümüzde her hakikat, iki zıt yöne aynılmış birer yalanla dünyaya geliyor, gelgelelim bu da kişiler üstü bir sonuca varmanın bir yolu olabilir! Aradaki denge yani girişilen teşebbüslerin toplamı o zaman artık, dayanılmaz derecede tekdüzeleşen ferdin kendisinde değil bir deney toplumunda meydana geliyor.
insanlar ancak tamamen objektif olurlarsa -ki objektif kelimesi, gayrişahsî kelimesiyle yaklaşık olarak aynı kapıya çıkar- tam anlamıyla āşık da olabilirler. Çünkü ancak o zaman tamamen duygudan ve düșüncelerden ibaret olabilirler; insanı oluşturan tum unsurlar narindir, çünkü birbirlerine ulaşmaya çabalarlar, ama insanın kendisi öyle değildir. Yani kendinden geçercesine aşık olmak belki de hiç istemeyeceğiniz bir şeydir!."
"Karmaşk ve ağır entrikaya meyledenler ancak küçük, analitik zihinlerdir, oysa sentezci ve sezgili zihinler, zamanın kendilerine sunduğu araçları mucizevî bir dehayla öyle bir bağlarlar ki bu araçlanı kendi amaçları için hızlıca kullanabilirler."
Çok iyi bir binicinin, en iyi ata sahip olsa bile, atıyla çekişirse bir engeli aşması, düldülünün hareketlerine uyum gösteren bir biniciden daha zor olur.
Bir erkek, içinde iki farklı adam barındırır ve acaba akşam büründükleri karakter mi yoksa sabah takındıkları kimlik mi gerçek benlikleridir, bilinmez.