Rabia

Rabia
@lozpolloz
Üniversite Öğrencisi
15 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Göçüp gittiğinde bir insanı tam manasıyla muhafaza etmenin bir yolu yok. Çünkü ne kadar uğraşırsanız uğraşın yazdığınız hakikat olmuyor, ancak bir hikaye oluyor. İster aklımızda, ister kağıda dökülmüş olsunlar, elde avuçta kalan yalnızca hikayeler sonuçta. Seçilmiş gerçeklerden, efsanelerden derlenip toplanmış akıllıca anlatılar, başrollerinde bizlerin olduğu güzelce allanıp pullanmış peri masalları.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evrendeki yerimiz, evrenin kendisi, her şey ama her şey her saniye giderek daha hızlı değişiyor. Bu gezegenin yüzünde duran her birimiz, hepimiz ileriye doğru hareket ediyoruz ve bir daha asla geri dönmüyoruz. Gerçek şu ki, durağanlık bir fikirden, bir düşten ibaret. Terk etmek zorunda bırakıldığımız bütün o yerlerde o buyur edici, dostane ışıkların hala parlıyor olduğu zannından ibaret.
İnsanın aklında binlerce soru olması demek, gerçekte sorabileceğiniz hiçbir şey olmaması anlamına gelir çoğunlukla. Cımbızla seçilip diğerlerinden daha önce sorulsa kulağa tuhaf gelmeyecek, iyi bir başlangıç noktası oluşturabilecek tek bir soru yoktur.
Bir insanın nasıl olup da kendini bu kadar inkar edebileceğini anlamıyordu. Mesela hemen her gün orada görülen ve arkadaşları arasında mühimce mevkii olduğu anlaşılan Peri isminde bir kız vardı. İsmi sahiden Peri miydi, yoksa Perihan’dan mı çevrilmişti, yoksa büsbütün başka bir şey miydi? Macide bunları bilmiyordu. Yalnız, pek de aptal olmadığı görülen kızın periliğinden veya insanlığından ortada bir şey kalmamış gibiydi. Cebinden çantayı çıkarışı kendi hareketi değildi, pastayı ağzına götürüşü, bir erkeğe lakayt olmak isteyerek el uzatışı, gülmek isteyişi, ciddi olmak isteyişi hep kendine yabancı hareketler, uzun zamandır çalışıldığı halde bir türlü benimsenememiş iğreti tavırlardı.
Sizi kendim kadar tanıyorum... Bundan daha büyük bir zırva olur mu? Kendimi ne kadar tanıyorum ki?