Sanıyor musun ki Victor,” diyordu, “ben de istirap çekmedim? Hiç kimse bir çocuğu, benim kardeşini sevdiğim kadar sevmemiştir;” . “Fakat hayata kalanlara karşı görevimiz, onların mutsuzluğunu ölçüsüz bir keder sergileyerek artırmaktan kaçınmak değil midir?
Başarı tutkusuyla yanıp tutuşurken, coşkumu paylaşacak hiç kimsem yok. Hayal kırıklığı üzerime hücum ettiğinde, hiç kimse kederimi hafifletmeyecek. Düşüncelerimi kâğıda dökeceğim gerçi; ama kâğıt, duyguları iletmek için kifayetsiz bir araç. Benimle gönüldeşlik kuracak, gözleriyle bana yanıt verecek bir insanın dostluğunu arzuluyorum.