Kongar'ın kaleme aldığı Tarihimizle Yüzleşmek adlı kitabı, Türk siyasal yapısının temellini oluşturan ve kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan iki karmaşık cephe çizgi etrafında şekillenmektedir. Bunlar devletçi-seçkinci ve gelenekçi-liberaldir. Devletçi seçkinci cephe, modernleşme düşünce çizgisinde şekillenmiştir. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun aydın zümresinde temsil eden merkezi bürokrasi, bu cephenin kurucusu ve lideri niteliğini taşımaktadır. Bu cephe Jakoben olduğu için toplumun desteğinden yoksundur. Cephenin temel özellikleri ise birinci olarak, halka karşı otoriter bir tutum içerisindeydiler. Bu yüzden halktan destek alamamışlardır. İkinci olarak, Batı tarzı toplum modeline inandıkları için Batı’nın düşünce ve kurumlarını almak istemişlerdir. Üçüncü olarak, devletin sadece ekonomiyi değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel yaşamında denetlenmesini istiyorlardı. Bu sebepten kendilerini ilerici ve devrimci sıfatları ile tanımlıyorlardı. Gelenekçi-liberal cephe ise, devletçi-seçkinci cepheye karşı bir tepki olarak doğmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalmadır. İslam ve derebeyi benzeri kısmen feodal ekinin bir karışımıdır. Bu cephe Batı’da çıkışı itibariyle birbirine zıt kavramlardan oluşmuştur. Cephenin temel özellikleri ise ilk olarak, yönetimin adem-i merkeziyetçi ilkesine göre düzenlenmesi gerektiğini savunuyorlardı. İkinci olarak, halkın gerçek temsilcisi olarak kendilerini görüyorlardı. Üçüncü olarak, toplumda olan yenilikleri önlemek için, İslam dinini etkili bir şekilde kullanıyorlardı. Bu yüzden kendilerini İslam dinini koruyan hem de Osmanlı İmparatorluğunun geleneklerini sürdürücüsü olarak tanımlamışlardır.