seydas.

seydas.
@ltundra
Apâşikarsın ama gizlisin, can içindesin ama candan münezzehsin. Her şey sensin, hiçbir şey sen değil
Yüksek lisans
28 Nisan 2001
6 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Kongar'ın kaleme aldığı Tarihimizle Yüzleşmek adlı kitabı, Türk siyasal yapısının temellini oluşturan ve kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan iki karmaşık cephe çizgi etrafında şekillenmektedir. Bunlar devletçi-seçkinci ve gelenekçi-liberaldir. Devletçi seçkinci cephe, modernleşme düşünce çizgisinde şekillenmiştir. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun aydın zümresinde temsil eden merkezi bürokrasi, bu cephenin kurucusu ve lideri niteliğini taşımaktadır. Bu cephe Jakoben olduğu için toplumun desteğinden yoksundur. Cephenin temel özellikleri ise birinci olarak, halka karşı otoriter bir tutum içerisindeydiler. Bu yüzden halktan destek alamamışlardır. İkinci olarak, Batı tarzı toplum modeline inandıkları için Batı’nın düşünce ve kurumlarını almak istemişlerdir. Üçüncü olarak, devletin sadece ekonomiyi değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel yaşamında denetlenmesini istiyorlardı. Bu sebepten kendilerini ilerici ve devrimci sıfatları ile tanımlıyorlardı. Gelenekçi-liberal cephe ise, devletçi-seçkinci cepheye karşı bir tepki olarak doğmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalmadır. İslam ve derebeyi benzeri kısmen feodal ekinin bir karışımıdır. Bu cephe Batı’da çıkışı itibariyle birbirine zıt kavramlardan oluşmuştur. Cephenin temel özellikleri ise ilk olarak, yönetimin adem-i merkeziyetçi ilkesine göre düzenlenmesi gerektiğini savunuyorlardı. İkinci olarak, halkın gerçek temsilcisi olarak kendilerini görüyorlardı. Üçüncü olarak, toplumda olan yenilikleri önlemek için, İslam dinini etkili bir şekilde kullanıyorlardı. Bu yüzden kendilerini İslam dinini koruyan hem de Osmanlı İmparatorluğunun geleneklerini sürdürücüsü olarak tanımlamışlardır.
Tarihimizle YüzleşmekEmre Kongar · Remzi Kitabevi · 20191,072 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
yeni milenyumun ve yeniçağın komünist manifestosu
Puan vermedi·432 syf.··
2025 3. kitabı
Yazarlar kapitalist dünya sisteminin gelişimini hegemonyalara bölüyorlar. Örneğin Kapitalizmin ilk ortaya çıkmaya başladığında Hollanda daha önce var olan ticaret döneminden endüstri dönemine geçişin ilk başlangıcıdır. İngiltere onu elinden almıştır. Yani Hollanda’ nın hegemonya dönemi bitmiş, İngiliz hegemonyası başlamıştır bu süreç İkinci Dünya Savaşı’na kadar sürmüştür. Daha sonra hegemonya Amerika birleşik Devleti’ ne geçmiştir. Fakat Amerika hegemonyası döneminde bir aşamada Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı güç olarak ortaya çıkmıştır. Yani iki süper gücün yönettiği bir dünya ama hegemonik olan Amerika birleşik Devleti’ dir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yıkılması ile birlikte tek hegemonya Amerika birleşik Devleti oldu. Yazarlara göre yeni hegemonya tek ayak üstünde kaldı ve tek ayak üstünde kalamadığı içinde yeni bir iktidar biçimine evirildi. Bunlara ek olarak küreselleşme olarak adlandırılan yeni dünya düzenin esasen bir egemenlik paradigmasının değişimi olarak ele alınmalıdır. Bu iktidar biçimi bir yandan da ona paralel olarak biyo iktidarı davet etmiştir; bütün bir nüfusu bedenlerin yönetmesi bu yönetim baskı ile değil tam tersine sağlığını gözeterek, bilgisinin, doğum, ölüm ve hastalıkların istatistiğini yaparak olacaktır.
İmparatorlukAntonio Negri · Ayrıntı Yayınları · 2001117 okunma
Kötülüğün Sıradanlığı
10/10
·320 syf.··
2025 2. kitabı
20. Yüzyılda yaşanan sosyo-politik dehşetlere karşı olay ve olgularını öylesine büyük bir tutkuyla anlatmaya çalışmıştır ki bu tutumuyla, modern dünyanın acılarıyla, en karanlık zamanlarda bile, duygusallıktan uzak çalışmalarıyla kendinden sonrakilere esin kaynağı olmuştur. Mevcut durumda yaşanan Filistin-İsrail konusunda da ismini çok kez zikrettiğimiz Hanna Arendt bakış açısı ve eserleri ile de günümüze ışık tutmaktadır.
Düşünce
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022987 okunma