Zaten sık sık düşünürüm bunu: İnsanlar gülüşlerinden utanmaz da neden gözyaşlarından utanır? Gerçi bazıları gülmekten de utanır... Gülmekle gözyaşı arasındaki mesafe bu kadar kısayken üstelik, neden? Eğer gözyaşı ayaklardan süzülseydi, gülümseme de dudaklarda açsaydı... O zaman derdim ki, aralarında büyük bir mesafe var. Ama öyle de değildi.
Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. 'Nerde kaldın' ayazını değil, 'hoş geldin' iyiliğini.
Kalabalık öyle bir korunak ki gizlenmek için duvarlar gerekmiyor. Yalnız değilsiniz. Ya da yalnızlardan oluşan kocaman bir örgütün bir üyesi de sizsiniz.