Bundan yaklaşık 1 sene önce bu seriyi Anastasia'nın ağzından okumuştum ve genel olarak beğenmiştim. Ancak hem ilgi alanlarımın değişmesiyle hem de düşüncelerimin şekillenmesiyle aslında serinin bana çok hitap etmediğini fark ettim. Özellikle Grey'in ağzından yazılan bu hikayeyi okuduğumda, Christian'ın hastalıklı zihniyeti daha çok gözler önüne serilmişti ve bu da beni oldukça rahatsız etti. Ayrıca kitabın içinde, önceki kitaplardan farklı neredeyse hiçbir şey yok. Tamamen para kazanmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. En azından farklı sahneler içerseydi, okurken ilgimizi çekebilirdi. Christian'ın geçmişiyle ilgili daha fazla bilgi olsaydı, Elena-Christian ilişkisinin nasıl başladığını vs. anlatsaydı daha hoş olabilirdi.
Kısacası bu kitabı okumak yerine serinin orijinal halini okuyabilir veya filmlerini izleyebilirsiniz.
Normalde bu kitabı sevmediğim için inceleme yazmayı düşünmüyordum fakat okuduğum incelemelerde neredeyse herkes kitabı çok beğenmişti. Ben de başkalarının da böyle düşünüp düşünmediğini öğrenmek için inceleme yazmaya karar verdim.
Kitabımız 18.yy Avrupa'sında, kokulara çok duyarlı olan bir çocuğun dünyaya gelmesiyle başlıyor. Adı Jean-Baptiste Grenouille olan çocuk, annesinin katil olduğu iddia edildiği için önce sütannesine veriliyor, orada da annesinden dolayı istenmeyip başka birine veriliyor. Kokulara karşı yoğun hassasiyeti olan Grenouille (olağanüstü derecede bir hassasiyet) etrafındaki her şeyi kokusal karşılığıyla öğreniyor. Hatta bu yüzden sevgi, merhamet gibi kokusuz kavramları anlamakta güçlük çekiyor.
Kitabın konusu gerçekten ilgi çekiciydi fakat ben işleyişi gerçekten hiç beğenmedim. Koku katili yazısını görünce aksiyonlu bir kitap bekledim ancak kitabı okurken çok çok sıkıldım, bu yüzden uzun bir sürede bitirdim. Seri cinayetler kitabın yaklaşık son 50 sayfasında gerçekleşiyor, kalan 200 sayfada neler yaşandığını hatırlamıyorum bile.
Son olarak kitapta çok az değinilen ama beni gerçekten çok rahatsız eden bir sahneden bahsedeceğim. Antonie Richis adında bir karakterimiz var, kendisi rütbesi yüksek ve zengin bir adam. Aynı zamanda bunun dillere destan güzellikte bir kızı var: Laure Richis. Güzel olduğunu özellikle vurguluyorum çünkü dikkat çekmek istediğim kısım burası.
Şimdi size Antonie'nin kızı hakkında ne düşündüğüyle ilgili bir paragraf göstereceğim:
"Kızını akşamları yatağa yatırırken, bazen de sabahları uyandırmaya gelip de kızı henüz Tanrı kendi elceğiziyle yatırırmışçasına uyur bulduğunda -hele geceliğinin tülünden kalçalarının, memelerinin biçimi belirmez, göğsünün, koltuğunun, dirseğinin bir de yüzünü yasladığı ince düzgün bileğinin çizdiği
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma