Ankara
Havası buz gibi, eder etlerini,
Seversin belki yemeklerini.
Unutma gezerken ahileri, Ankara yetimlerini.
Doğar doğmaz büyür içinde,
Heyecanlı gecelerde
Kendimi unuturdum hayalini
Kâğıttan evlerde.
Ağıttan dağları yıkmaktı hep.
Ben de seksenlerde yaşasam,
Bir Fikri Arıkan olurdum belki.
Maziden bihaber insanlar var.
Gece üçte dolaşır medeniyetli canavarlar.
Bir köşede elinde bira gençler,
Bir tarafında köprü altı yılanlar.
Eh işte, var bazı yalanlar;
Mekân basanlar, insan satanlar,
Asıp kesen çok, maziden habersiz.
Ankara’yı görmeden gider dünyadan
Ankara’dan anlamayanlar.
Şiirseldir Bahçeli sokaklar,
Fahişelerin doludur gül kokulu yatakları.
Nasıl istersen öyle ölürsün içinde.
Safsan, çeker seni
Uyuşturucu bataklığı.