İnsan bilmediğini açık yüreklilikle kabul etmeli, şayet o konuya merakı varsa öğrenmeye çalışmaktan utanç değil kıvanç duymalı. Hepimiz insanız ve biliyoruz ki her bilenden bir fazla bilen var. Bu aynı zamanda bilmemenin de sonu olmadığını bize gösteriyor. Bu yüzden herkese gönül rahatlığıyla "bilmiyorum" demeyi öneriyorum.
Vatandaş olan herkesin idareye karışması gerektiğini düşünüyorum. İyi bir şey gördüğümüz zaman tebrik etmemiz, anlatmamız, ifade etmemiz gerekli ki iyi olana daha çok yer açılsın, iyiye sebep olan iyiye sebep olan aldığı övgüyle motivasyon bulsun. Kötü bir durum, cemiyete uymayan bir olaya rastladığımız zaman da korkmadan onu bildirmemiz gerekir.
Gündelik meşguliyetleri gereksiz görüp başkalarına devretmek büyük felakettir; insanı tembelliğe alıştırır, en küçük işler için bile başkalarına muhtaç hale geliriz. Bugün birçok insanın burun kıvırdığı bu tür işler, şayet vaktimiz olur da kendimiz yaparsak, bize kendi başımızın çaresine bakabildiğimizi hissettirir ve daha özgüvenli bireyler haline geliriz.