Sabahtan akşama kadar sanki sonsuzluk gibi geçen saatler boyunca ızdırap içinde öylece yattı. Bir yandan da hayatını küçümseyerek gözlerinin önünden geçirdi: ara sıra sokaktan geçenlerin sesleri korkunç yalnızlığını bir nebze de olsa silmişti ama sonra rüzgâr uğultusu ve ağaç dallarının hışırtısından başka hiçbir şeyin duyulmadığı saatler geldi.