Her insanın hatıralarında, herkese söyleyemeyeceği, ancak dostlarına açabileceği taraflar vardır. Hatta dostlara bile açılamayacak, insanın yalnız kendine saklayacağı sırları da bulunur. Bunlardan başka, kendi kendimize bile açmaktan çekindiğimiz konular da vardır ki, bunların sayısı şerefli bir insanın dağarcığında bile hayli kabarıktır.
Çıkar! Çıkar da neymiş ki? İnsanoğlunun çıkarının nerede olduğunu kesinlikle söyleyebilir misiniz? İnsanın kendisi için iyilik değil, tam tersine kötülük arzulayabileceği, hatta bunu yapmaya mecbur olacağı bazı hallerde ne olur peki, buna da çıkar denmez mi?
Tamamıyla ciddi olarak söyleyeyim ki, böcek olmayı çoğu zaman arzuladım. Yazık ki buna bile layık olamadım. Baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.
Dorian Gray'in portresi, başlarda güzel ilerlerken sonunda insanın yüreğini burkan bir eser. Basil'e gerçekten çok üzüldüm ve Dorian'a aşırı sinir oldum ama onun da kendi içinde çözemediği şeylerin olduğunu gördüm. Kendisine dayatılan güzellik algısı bir süre sonra ona büyük bir yük olarak geri döndü ve kendisini sürekli olarak sorgulamasına sebep oldu. Dorian zaten o kısımlarda biraz kafayı yemeye başlamıştı. Sonunun böyle olacağını son yirmi sayfa kala anladım ve Dorian'a yaptığı şeyler konusunda hak verdim. Neyse, güzel bir kitaptı ve kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.