Victor Hugo, şöyle der:
Çimenler uzamalı, çocuklar ölmeli mutlaka.
Ben diyorum ki, sanatın acımasız yasası uyarınca, insanların, kendimizin, ıstırabın her türünü tattıktan sonra ölmesi gerekir ki, unutuşun değil, ebedi hayatın çimleri, verimli eserlerin gür otları uzasın, gelecek nesiller neşe içinde, altında uyuyanlara aldırmadan gelip "kırda yemek"lerini yiyebilsinler.
Nasıl ki Elstir eserlerinde sık sık resmettiği o Venedik'e has güzelliği karşısında cisimleşmiş halde karısında görmekten hoşlanıyorsa, ben de bana acı çektirebilecek güzel kadınlara eğilim duymamın mazeretini bir tür estetik bencillikte buluyordum
Hafızamızda taptaze kalan şeyin hayatta o tazeliğe bir daha asla sahip olamayacağını anladığımızda, bize içimizde son derece güzel görünen, onu tekrar görmek için kendine has, şiddetli bir arzu uyandıran şeye kendi dışımızda ulaşmak için, onu aynı yaşta bir insanda, yani bir başka kişide aramak zorunda olduğumuzu kavradığımızda, insanların başkalaşımıyla hatıranın sabitliği arasındaki zıtlık bize müthiş bir ıstırap verir.
Sayfa 270 - proust acı çekmekten de haz alıyor diye düşünüyorum artık·Kitabı okudu