Yazarın daha önce iki kitabını daha okumuştum gerçekten hayran kalmıştım. Alevilikle ilgili kimsenin bilmediği asıl aleviliği anlatan güzel kitaplardı. Bu kitabı da diğer kitapları gibi çok iyiydi. Bazı yazarların kitapları birbirini tekrar eder fakat bu yazarın bu yazdığı kitap diğer kitaplarına göre yine farklı bilgiler veriyordu gayet de ilgi çekiciydi . Diğer kitaplarında Pir Sultan Abdal ve Alevilik tarihi ile ilgili Osmanlı zamanında yaşananlardan, Roma zamanında yaşananlardan bahsediliyordu. Bu kitabında ise Luwilerden bahsediliyor. Diğer kitaplarında da dediği gibi Alevilerin inancının ışık inancı olduğu fakat gerek Hristiyanlık gerek Müslümanlık gibi dinlerin baskısı altında değiştirilmek zorunda kaldığı, bu nedenle bugüne kadar bu şekilde geldiğinden bahsediliyor. Alevilerin ışık inancından bahsediliyor. Bu ışık inancı daha önce okuduğum Ramtha’nın kitaplarından Ramtha’nın görüşleriyle neredeyse birebir örtüşüyor. Işık inancının, Mevlevilik, Budistlik, Zerdüştlük vs okudukça hepsinin aynı yerde buluştuğunu görüyor insan. Hepsi aynı şeyden bahsediyor. Işıktan, bilinçten insanların aslında ışık, bilinç yani kendilerinin tanrı olduğundan bu nedenle her şeyin özünde sevgi yattığından, herkesin bir tanrı olduğu için en ufak bir canlıya bile zarar vermenin ne kadar kötü olduğundan bahsediliyor. Geçmiş zamandaki gerçek Alevilik de bu inanca sahipmiş. Bu nedenle Hristiyanlar tarafından tehlikeli görülmüş, baskı altına alınmış, insanlar öldürülmüş, bu nedenle kendi inançlarını gizli gizli yaşayarak farklı bir dine mensupmuş gibi göstermek zorunda kalmışlar kendilerini. Daha sonra da Müslümanlık gelip onların baskısı altında kalıp yine kendi inançlarını gizli bir şekilde yaşayarak bu sefer Ali ismiyle değiştirmişler. Zamanla özünden koparak asıl inançlarını unutup bu