Troya'da yaşayan Luwi halkının Hititlerle akraba olduğuna işaret eden Prıf. Dr. Manfred Korfmann, "Yazılarını biliyoruz. Anadolu'nun bir kültürü. Yunanlılarla alışveriş yaptılar. Ancak esas halk Anadolu halkıydı"
Sayfa 126 - Can (Ali Adil ATALAY) Yayınları, 2. Baskı, Nisan 2022·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
Beypazarı
Beypazarı, Ankara'nın kuzeybatısında, merkeze 98 km uzaklıkta yer alır. Tarihi İpek Yolu'nun üzerindedir. İlçe ve çevresinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında bulunan eşya ve paralar üzerinde yapılan incelemeler; ilçenin Hitit, Frig, Galat, Roma, Selçuklu ve Osmanlılara ev sahipliği yaptığını gösterir. Beypazarı ilçesine, tarihte ilk kez Luwi'lerce "Kaya Doruğu Ülkesi anlamına gelen "Lagania" ismi verilmiştir.
1000k
Reklam
Öte yandan on altıncı yüzyılın son çeyreğine kadar ‘Işık taifesi’ ya da ‘Işık insanı’ olarak adlandırılan halk toplulukları, bu tarihten sonra isim değiştirerek Alevi adını almış olsalar da; bu yeni isim de an­lam, köken ve söyleyiş olarak Luvi sözcüğünün çok uzağında değildi. Bilge Umar, Luvi dilinde başında ‘a ’ olan sözcüklerin, bu ‘a ’nın ihmal edilerek söylenmesinin çok yaygın bir kullanım olduğunu ifade ettiği, ‘Türkiye’deki Tarihsel Adlar’ adlı çalışmasında; “Ben, söz­cüğün Luwi dilinde yalnız Lu biçiminde değil Alu/Allu biçiminde de kullanıldığı kanısındayım” demektedir. Sayın Umar’ın bu kanı­sını güvenilir kabul ederek ‘lu’ ve ‘Luvi’ sözcüklerinin başındaki ‘a ’yı ihmal etmeden yazacak olursak karşımıza ‘ışık’ ve ‘Işık İnsanı’ karşı­lığı olarak, kulağımıza çok tanıdık gelen seslerle ifade edilen iki söz­cük çıkar: ‘Alu’ ve ‘Aluvi’. Luvi dilindeki ‘a/u’ve ‘Aluvi sözcükleri, Türkçedeki ‘alev' ve ‘Alevi’ sözcüklerini çağrıştırır ancak bu sözcükler arasındaki tek ben­zerlik, aynı seslerle ifade edilmeleri değildir. Bu kelimelerin hemen hemen anlamları da aynıdır. Türkçede ışıktan ya da ateşten çıkan yalı­ma, alev adı verilir. Türkçede ‘i’ eki, sonuna geldiği kelimeye aidiyet /mensubiyet kazandırır (tarih-tarihi, insan-insani vb. gibi). Alevi söz­cüğü de aleve ait olan, ışığa ait olan anlamında bir sözcüktür.
Sayfa 63 - Kalkedon·Kitabı okudu
Alevi-Aluvi-Luvi-Işık
Luwi' (Luvi) Hitit ve Luwi dillerinde ‘Işık insanı' demek­tir. Bu kelimenin kökü olan ‘Lu' ya da ‘luw' sözcüğü de Luwi di­linde ‘ışık, pırıltı' anlamına gelmekteydi. Bu sözcük pek çok dilde ışık, ışıldamak, aydınlanmak anlamlarına gelen kelimelere başlan­gıç oluşturdu. Luvi dilinde başında ‘A' olan sözcüklerin, bu ‘A’ ihmal edi­lerek söylenmesinin çok yaygın bir kullanım olduğunu ifade eden Bilge Umar, ‘‘Türkiye’deki Tarihsel Adlar” adlı çalışmasında; “Ben, sözcüğün Luwi dilinde yalnız Lu biçiminde değil Alu/Allu biçiminde de kullanıldığı kanısındayım" diyor. Buradan ha­reketle ‘Luvi' sözcüğünü başındaki ‘A’yı ihmal etmeden yazacak olursak karşımıza ‘Işık İnsanı' karşılığı olarak çok tanıdık bir keli­me çıkar: ‘Aluvi'. Abdal Musa Velâyetnamesi’nde Alevi yolunu yeniden ku­rumlaştıran Abdal Musa’nın ‘Işık’ olarak tanımlanması ve on altın­cı yüzyılın son çeyreğine kadar Alevilerin Osmanlı ülkesinde ‘Işık Taifesi' olarak anılmış olmaları, ‘Alevi’ sözcüğünün ‘Işık insanı' anlamına gelen Luvi kökenli ‘Aluvi’ sözcüğünün ardılı bir kelime olduğu ihtimalini kuvvetlendirir.
Sayfa 51 - Kalkedon·Kitabı okudu
Işık insanları kendilerini bir başka isimle tanımlıyorlar, kendilerine ‘Mada' ya da ''Amada' diyorlardı. Mada ya da Amada sözcükleri Luvi dilinde ‘Ma’nın Halkı’ anlamına geliyordu. Bilge Umar ‘Ma’ sözcüğün anlamını şöyle açıklıyor; “Luwi dilinde ‘Ana’ anlamına gelen ‘Ama’ sözcüğünün baştaki (A) olmadan kullanılan çeşitlemesi.” ‘Ma’ Luvi dilinde ‘ana’ demektir. Ve ‘Ma’ Anadolu’nun bilinen en eski ‘Kadın Ana’sıdır. Eski Çağda, Kadın Ana’nın halkı Luviler (Işık insanları), Anadolu’nun dört bir yanına dağılmış özerk yapılara sahip, büyük bölümü ‘Ma’ya adanmış ‘dergâh-devlet’lerin kutsal otoritesi altında yaşıyorlardı.
Bilge Umar, ‘‘Türkiye’deki Tarihsel Adlar” adlı çalışmasında; “Ben, sözcüğün Luwi dilinde yalnız Lu biçiminde değil Alu/Allu biçiminde de kullanıldığı kanısındayım" diyor. Buradan hareketle ‘Luvi' sözcüğünü başındaki ‘A’yı ihmal etmeden yazacak olursak karşımıza ‘Işık İnsanı' karşılığı olarak çok tanıdık bir kelime çıkar: ‘Aluvi'. ‘Abdal Musa Velâyetnamesi ’ nde Alevi yolunu yeniden kurumlaştıran Abdal Musa’nın ‘Işık’ olarak tanımlanması ve on altıncı yüzyılın son çeyreğine kadar Alevilerin Osmanlı ülkesinde ‘Işık Taifesi' olarak anılmış olmaları, ‘Alevi’ sözcüğünün ‘Işık insanı' anlamına gelen Luvi kökenli ‘Aluvi’ sözcüğünün ardılı bir kelime olduğu ihtimalini kuvvetlendirir.
Reklam
Reklam