Bir akıntıya kapılmış, hiç durmadan ya da kök salmadan berrak suyun yüzeyinde sürüklenip gidiyordum sanki ve bu soğukluğun ölmüş ya da ceset benzeri bir şey gibi olduğunu biliyordum ; sadece henüz o çürük nefes kokusu etrafı sarmamıştı ama iyileşemeyecek derecede uyuşmuş, duygulardan yoksun karanlık bir soğukluktu bu.
Bize hiçbir şey yapmadılar, tümüyle bir hiçliğin içine yerleştirdiker, zira bilindiği üzere, yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz.
Uğruna mücadele verdiği o büyük kutsal huzura derin bir acı yaşamadan ulaşılmayacağının, acının yolunu gitmemiş biri için mutluluğun da var olmayacağı gerçeğinin bilincine varmıştı.