İlayda

İlayda
@lydd
Kitaplarda anlatılan bazı kişileri, gravürlerde tanıştığım simaları, etten kemikten diye tabir edilen metafizik gereksizlikten doğmuş, gerçek denilen kişilerden çok daha bana ait, aramızdaki akrabalık bağından ve samimiyetten dolayı kendime daha yakın görüyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Erdem de, günah da organizmalarımızın kaçınılmaz ifadeleridir, ikisinden birine mahkumdur organizmalarımız ve ya iyi olmanın ıstırabını çeker ya kötü olmanın. İşte bunun için hiçbir şey olmayan ve hiçbir şey yapamayan, dolayısıyla hiçbir şeyi hak etmeyen insanların hak ettiği ödüllerle cezaları bütün dinler başka dünyalara havale eder, hiçbir bilimin anlatamayacağı, hiçbir inancın gözümüzde canlandıramayacağı yerlerdir bunlar.
Hiçbir şeye boyun eğmemek, ne insana, ne aşka, ne düşünceye; gerçeğe inanmaktan, hatta var olduğunu farz edecek olursak, onu tanımanın bir avantaj olduğunu sanmaktan kaçınmak anlamına gelen mesafeli bağımsızlığı korumak -düşünmeden yaşayamayan insanların iç hayatları ve zihinsel hayatları böyle akmalı gibi geliyor bana. Bir şeye ait olmak - bayağılığın doruğu. İlke, ideal, kadın ya da meslek - hepsi birer zindan ve pranga. Var olmak, özgür kalmaktır.
doğru yada kesin gözüyle baktığımız nice şeyler düşlerimizin artıklarıdır sadece, anlama yetisinden yoksun olduğumuz için içine gömüldüğümüz uyurgezerliğin ürünleri! Neyin doğru ya da kesin olduğunu gerçekten biliyor muyuz? Güzel dediklerimiz arasında aslında sadece bir dönemin alışkanlığını, mekanın ve zamanın kurgusunu yansıtanlar hangileri? Gerçekten bize ait olduğunu sandığımız, oysa yaradılışımızdan ötürü derin doğasını kavrayamayarak, sadece mükemmel bir aynası olduğumuz, üzerine şeffaf bir örtü gibi örttüğümüz neler var kim bilir!
Şu anda dünya aptallara, huzursuzlara, yüreksizlere ait. Yaşama ve başarma hakkına sahip olmak için, bir akıl hastanesine kapatılmak için gereken şartları yerine getirmek zorundasınız: düşünememe, ahlaka aykırı davranma ve aşırı coşku.