Ayşe Melek Bakır

Ayşe Melek Bakır
@m3lekbakr
okuyorum
Kuran’ın sessiz kaldığı, Havva’nın nasıl, neden ve ne zaman yaratıldığı konularına kuran yorumcularının getirdikleri yanıtlar genellikle hadislere dayandırılır ve gerçekten de erkek egemenliğini pekiştirici doğrultudadır. Bu hadislerin “sahihliği” noktasında da tartışma olmakla birlikte Smith ve Haddad’ın belirttikleri gibi İslami ülkelerde var olan kadın imgesi daha ziyade bu ataerkil geleneğin öğeleriyle örülmüştür. Kur’an‘da Havva’nın Âdem’in kaburga kemiğinden yaratıldığına ilişkin herhangi bir anlatının bulunmadığını pek az Müslümanın bilmesine karşılık kadının eğri bir kaburgadan yaratıldığını dolayısıyla da başıboş bırakılmamasını isteyen peygamber hadisini hemen herkes bilir. Mahmut Şalabi gibi yorumcular bu hadisi kendi bakışlarına uygun olarak değerlendirip müminlere sunarlar. “Havvanın Âdem’in kaburgasından yaratıldığı bizim için açıktır. Tıpkı yaratıldığı kaburganın eğri olması gibi, Havva’nın duyguları eğridir.
Sayfa 85 - Metis Yayınları, Delaney
Ayşe Melek Bakır
Aslında bu din adamlarının kadınlar üzerinde kurmak istediği egemenlikle alakalıdır. Bu zamana kadar islamla pek çok kültürü karıştırdılar, bunları kadınlarımıza din adı altında sundular, Kuranı kendilerine göre yorumladılar ve her şeyi kadının üstüne yıktılar. Kadının kendi başına olabileceğini reddettiler ve din adı altında insanlarımızı sömürdüler. Umarım gelecek nesiller bu konu hakkında daha bilinçli olur.