Bir kimse, âdába ne kadar dikkat ve riayet ederse, bütün amelleri ve hareketleri o derece mükemmel ve üstün olur ve şer'i şerif ölçülerine de uygun düşer. Bir kimse, âdâbı terketmeğe cesaret ederse; bu dikkatsizliğinin ve savsaklamasının gitgide müstehabı, sünneti, váciíbi ve hatta belki de farzı dahi terke cesaret etmesiyle sonuçlanmasından korkulur.
Bu itibarla, işin özü ve özeti olarak denilebilir ki; farz ların, vâciplerin, sünnetlerin ve müstehapların anahtarının ADAB olduğu, kesin delillerle ispat edilmiş bulunmaktadır.
Allahu Teâlâ'ya giden bütün yollar, âdåb iledir.