Şimdiye kadar hep olumsuz etiketlerin üzerinde durduk lakin olumsuz diye sınıflandırbileceğimiz etiketlerle şekillenen örneklerdeki problem etiketin kendisi değil. Etiketler yalnızca biz onlara çok pahalı olmaya, sadık kalmaya, onlarla bütünleşmeyi, iç içe geçmeye başladığımız zaman sorun haline gelir. Çünkü o zaman psikolojik esnekliğimizi yitirmeye başlarız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bizler için de sevdiğimiz birini kaybetmek, sevgilimizden ayrılmak, boşanmak, işimizden olmak, önemli bir sınavda başarısız olmak, kaza geçirmek, hastalanmak oldukça üzücüdür.
Bu tip olaylar karşısında hissettiğimiz üzüntü korku, öfke ve şok duyguları çok doğal, çok temizdir.
Bu tip olaylar karşısında acı hissetmek çok insani bir cevaptır. Böyle zamanlarda kendimize duygularımızı yaşamak için izin verirsek, bir süre sonra ne kadar büyük, ne kadar acı olursa olsun duygumuz yatışacaktır, çünkü hiçbir acı baki değildir, her duygunun bir vadesi, bir yaşam süresi vardır.
Mevzu duygu ve düşüncelere geldi mi, zihin çokça işine yaramış o bilindik kuralı tekrarlar:
“Bir şey istemiyorsan onu çözmenin bir yolunu bul.
Bulamıyorsa da ondan kurtul.”
Fakat dışarıdaki hesap içeriye uymaz.
İç dünyamızın kuralı farklıdır: “Kaçan kovalanır.”
İnsani değer diye bir şey aslında yok. Bu nedenle de ona sahip olup olmamak diye bir şey de yok ve bu ölçülebilir bir şey değil. Değer bir şey değildir, bir kavramdır. O kadar genelleştiriilmiştir ki somut, pratik bir anlamı da yoktur. Ne kullanışlı, ne de kolaylaştırıcıdır. Sadece kendinize zarar verirsiniz. Size iyiliği dokunmaz. Sadece olumsuz duygulara ve acı çekmeye neden olur. Kendiniz değerli olma iddiasından hemen uzaklaştırın ve tekrar ölçmeye de kalkmayın. Dolayısıyla değersiz olma korkusu yaşamayın.