Ben tek bir koşulda aklımı yitirmek isterdim, Şen şakrak, çevresi neşe saçan, sorunsuz, takıntısız, sabah akşam güler yüzlü bir deli olacağından emin olmalıyım.
Yaşamın, ölüm düşüncesinin bana sunduğu her şeyden patlayacak noktaya geldiğimi duyumsuyorum. Yalnızlıktan, aşktan, nefretten, bu dünyaya özgü her şeyden öldüğümü duyumsuyorum. Başıma gelen her şey beni patlamaya hazır bir balona dönüştürüyor gibi…
Öyle anlar sizi yaşamadan, aşktan, gülümsemelerden, arkadaşlardan hatta ölümden de koparır. İnsan o zaman dünyanın hiçliğinden, kendi hiçliğinden başka bir şey var mı diye sorar kendine
kimse ancak var oluşunun belirleyici anlarında lirik olur, kimisi ise ancak geçmişin bütünüyle edimselleşip, kendisinin üstüne sel gibi akın ettiği can çekişme anında.