"İnsan bir sıkıntıya uğradığı zaman yanı üzere yatarken, otururken, ayakta iken bize yalvarır durur. Sıkıntısını giderdiğimizde ise kendisine dokunan o sıkıntı sebebiyle sanki bize hiç yalvarmamış gibi eski haline döner gider."
Yunus, 12
“Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde ve nimet içindedirler. Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk sürerler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur. 'Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için.' Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ayrıca onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir. İman edip nesilleri de imânda kendilerini izleyenler var ya, onların nesillerini kendilerine katmış ve kendi amellerinden bir şey eksiltmemişizdir. Her kişi kazandığına karşılık bir rehindir. Onlara canlarının çektiği meyvelerden ve etten bol bol vermişizdir. Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama ne de günâha sokma vardır. Etraflarında kendilerine ait öyle delikanlılar dolaşırlar ki onlar adeta sedefte saklı inci gibidirler." (Tûr, 17-24)
Gassallar dan biri şöyle diyor:
Bir ölü getirdiler. Onu yıkamaya başladığımızda rengi değişti. kara kömür gibi oldu. öncesinde beyaz tenli idi. Yıkama mekanından korkmuş halde çıktım. Ayakta duran bir adam gördüm.
Ona şöyle dedim: "Bu nedir? Bu sizin ölünüz mü?"
"Evet." Dedi.
"Sen babası mısın?" dedim.
O da "evet." dedi.
Ona, "Ölünüzün hakikati nedir?" dedim.
O da dedi ki: "Namaz kılmazdı. Namaz KILMAZDI..."
Ona dedim ki: "Al ölünü kendin yıka..."
Allah Rasulü'nün böylesi hakkındaki hükmü ise şudur: "Yıkanmaz, kefenlenmez, namazı kılınmaz, Müslümanların mezarlıklarına gömülmez. Omuzlarda taşınmaz. Aksine yüz üstü sürüklenir ve çölde kendisine bir çukur kazılır ve yüzü üstü bu çukura atılır.
"BİZ ONLARA ZULMETMEDİK AMA ONLAR KENDİLERİNE ZULMEDİYORLARDI." (Nahl,118)
"Ey oğlum! Başına ne zaman geleceğini bilmediğin şey, başına aniden gelmeden önce ona hazırlan...Başına ne zaman geleceğini bilmediğin şey, başına aniden gelmeden önce ona hazırlan..."
"Ey iman edenler! Sizi ne mallarınız ne çocuklarınız, Allah'ı anmaktan, (beş vakit namaz kılmaktan, ibadet etmekten) alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, (mal ve çocuklarının meşguliyeti altında kalırsa) işte onlar hüsrana düşenlerdir." (Münafikûn,9)