İşte gene bir çocuk gibi ağlıyorum. Her şeyi öylesine canlı anımsadım, geçmiş öylesine parlak geldi gözlerimin önüne... Oysa bugün öylesine donuk, karanlık bir gün ki!..
Kendimi bildim bileli bu böyle sürüp gider. Alıştım artık. Her şeye alışırım ben. Çünkü sessizim, uysalım, küçük bir insanım. Ama ne isterler benden, anlamadım gitti!
Anı tatlı da acı da olsa her zaman ıstırap verir insana. Belki başkası öyle değildir, ben duyarım bu ıstırabı. Ama tatlıdır bu ıstırap. Kalp acı çekmeye, ezilmeye, sıkışmaya, kederlenmeye başladığında anılar onu gündüzün sıcağında kavrulmuş cılız, zavallı bir çiçeği akşam serinliğinde çiy tanelerinin canlandırdığı gibi canlandırır.