Tohum, tomurcuk, filizlenmek gibi anlamlara gelen Germinal, aynı zamanda usta yazar Emile Zola'nın şaheseri olan kitabının da adıdır. Vorex maden ocağında çok ağır şartlarda çalışan ve bu çalışma şeklini nesillerince devam ettiren maden işçilerinin zorlu hayatları anlatılır. Soya çekime bolca yer verilen eserde ailelerin kurulma şekli madenci mahallelerinde çok genç yaşta hamile kalan kızlarla başlıyor. Natüralizmin çok iyi görüldüğü eserde yazarın usta tasvirleri sayesinde kimi zaman sıcak ve nem altında kürek sallamış kimi zaman grizu kokusunu içinize çekmiş hissediyorsunuz. Bedeniniz kömür tozuna bulanıyor, Bonnemort babanın siyah balgamından tiksiniyorsunuz. Bu köhne hayatlar ise bir gün genç ve devrimci fikirleri olan Etienne'in madende çalışmaya başlaması ile bambaşka bir hale bürünüyor. Etienne tüm bu sefalet işçilerinin madenin tek sahibi olduğunu, burjuvazinin yıkılması gerektiğini savunup madencileri büyük bir grev için örgütlüyor. Aldıkları maaşlar iyice azaltılan işçiler de bu greve sonuna kadar destek veriyor. Grev çığırından çıkıyor müdürlerin evlerine, çocuklarına kadar sıçrıyor. Bu grev uğrunda ise birçok maden işçisi can veriyor. Hayvani şekilde yaşayan bu insanlarda grevin etkisiyle belki de insan evriminden bu yana gizli kalmış birçok duygu ortaya çıkıyor. Öldürmek, gücü ele almak, sahip olmak gibi... Ancak tüm bu yaşananlara rağmen burjuvazi sistemi devam ediyor...
Tüm bu kargaşalar içinde derinlerden kalbimize dokunan aşk duygusu da kaçamadığımız başka bir şey. Her bir olay örgüsü çok ustaca ele alınmış duygudan duyguya savrulduğunuz harika bir eser.