10/10
·288 syf.··
2025 260. kitabı
Phil Earle Yolun Sonuna Kadar Yazarımız @philearle kaleminden okuduğum Gökkube Yanarken ️Fırtına Yaklaşırken den sonra Yolun Sonuna Kadar ile serinin sonuna gelmiş oldum arkadaşlar. Balham ın ara sokaklarında üzerine doğru gelen kamyonun farları kör edici ışığıyla Beau nun gözlerini ışınlarınınca kaçması gerektiği halde kaçamaz.Dünya üzerinde yaşayan insanlardan nefret etmese de hayata küsmüştür.Yaşlı olmamasına rağmen yorgun bacaklarında kaçacak gücü bulamaz.Tam o sırada hayata küsen bu yorgun köpeği iki el sımsıkı kavrar ve kenara çeker. İnsanlara güvenmese de kulağına ninni gibi gelen sesin sahibine iyice sokulup kendisini sakinleştirmesine izin verir ve derin bir uykuya dalar Yorgun köpek gözlerini açtığında bir evin oturma odasında kendisine bakan ev halkıyla karşılaşır. Volkan kızılı saçları olan evin çocuğunun kucağında kendisine tıslasayan kediyi hic umursamaz. Açlıktan kıvranan köpege evin küçük kızı, Beau adını verir. Evin kedisi hemen Beau ya resti çeker.Sokaklarda hayatta kalmaya çalışırken bulunduğu bölgesini koruma iç güdüsüyle hareket eden hayvanları iyi bildiği için kedinin bu tutumunu normal karşılar. İçlerinde sıcacık sevgi taşıyan bu Alford ailesi,kısa sürede Beau çok sever. Bu sevgi dolu aile,ellerinde ki imkanlar kısıtlı olmasına rağmen paylaşmayı ve sahip oldukları herseyin değerini iyi biliyorlardı. Savaş dönemi olduğu icin Alford ailesi çocukları Peggy ve Wilf’i halalarının yanına gönderirler. Ama halaları evcil hayvan kabul etmez.Peggy köpeği Beau,Wilf’te kedisi Mabel’i bırakıp gitmek zorunda kalır.Beau o savaş döneminde eğitimi olmamasına rağmen bir çok insanın hayatını kurtarır. Beau, Mabel ve bir güvercin olan Bomber Peggy başından geçen maceraları Tunahan ım ile birlikte biz soluksuz okuduk. Bu üç hayvan ne yaşadı derseniz? Gerilim ve sevgiyle
Yolun Sonuna KadarPhil Earle · Yediveren Yayınları · 202530 okunma
Kendinle savaş ama kendine yenilme, hep galip ol!!!
Puan vermedi·500 syf.··
2025 1. kitabı
Merhaba arkadaşlar... Yaklaşık bir aydır elimde olan kitabı az önce bitirdim... Evet ev ve iş ortamı okumak için uygun değildi ama gerçekten kitap akıcı olsaydı, bir haftada bitirirdim... Saygısızlık yapmak istemiyorum çünkü konusu hakikaten çok güzeldi... Hele de romanda yaşanan olayların; bir zamanlar beğendiğim dizilerin, süper baba ve ekmek teknesinin çekildiği Kuzguncuk'ta yaşanması, heyecan vericiydi... O yüzden dizi izler gibi, ne olacak diye merak ederek ama sabırla yavaş yavaş bölümleri okudum... Aramızda kalsın internette Kuzguncuk'un fotoğraflarına baktığımda, süper babadaki kahvenin önünden geçtim... Bir de o kahvenin önünden geçerken, çocukken çok sevdiğim ve yıllardır ağzıma alıp da çiğnemediğim sakızın; mabel sakızın tadını hatırladım... Hayalini kurduğum sanatçı sevgilim tuna da vardı romanın içinde... Ah mabel'im!.. Evet, özellikle küçük yaşta yaşadığımız ailevi ve çevresel sorunlar, aşk acıları, travmalar, yüreğimize vurduğumuz darbeler ve beynimize kazıdığımız trajedik olaylar çok büyük ve uzun süren 'savaşlar' çıkarabilir hem ruhumuzda hem de bedenimizde... Ki ben hala iç savaşlarımı bitiremedim, galip gelemedim ama mavi tuna'm ve kumral ada'm şuan özgürler... Roman biraz daha kısa olsaydı, bazı bölümler olmasaydı mesela, daha etkileyici olurdu ama okuduğum için çookk memnunum arkadaşlar... Dediğim gibi içinde mabel'im var... Sevgilerimle, İyi geceler...
Kumral Ada Mavi TunaBuket Uzuner · Everest Yayınları · 202113,1bin okunma