Merhaba arkadaşlar...
Yaklaşık bir aydır elimde olan kitabı az önce bitirdim... Evet ev ve iş ortamı okumak için uygun değildi ama gerçekten kitap akıcı olsaydı, bir haftada bitirirdim... Saygısızlık yapmak istemiyorum çünkü konusu hakikaten çok güzeldi... Hele de romanda yaşanan olayların; bir zamanlar beğendiğim dizilerin, süper baba ve ekmek teknesinin çekildiği Kuzguncuk'ta yaşanması, heyecan vericiydi... O yüzden dizi izler gibi, ne olacak diye merak ederek ama sabırla yavaş yavaş bölümleri okudum... Aramızda kalsın internette Kuzguncuk'un fotoğraflarına baktığımda, süper babadaki kahvenin önünden geçtim... Bir de o kahvenin önünden geçerken, çocukken çok sevdiğim ve yıllardır ağzıma alıp da çiğnemediğim sakızın; mabel sakızın tadını hatırladım... Hayalini kurduğum sanatçı sevgilim tuna da vardı romanın içinde... Ah mabel'im!.. Evet, özellikle küçük yaşta yaşadığımız ailevi ve çevresel sorunlar, aşk acıları, travmalar, yüreğimize vurduğumuz darbeler ve beynimize kazıdığımız trajedik olaylar çok büyük ve uzun süren 'savaşlar' çıkarabilir hem ruhumuzda hem de bedenimizde... Ki ben hala iç savaşlarımı bitiremedim, galip gelemedim ama mavi tuna'm ve kumral ada'm şuan özgürler...
Roman biraz daha kısa olsaydı, bazı bölümler olmasaydı mesela, daha etkileyici olurdu ama okuduğum için çookk memnunum arkadaşlar... Dediğim gibi içinde mabel'im var...
Sevgilerimle,
İyi geceler...