Zamanın büyük dinlerinden; kitapları Avesta, peygamberleri Zerdüşt’e inananlar, ölülerini Sessizlik Kulesi diye adlandırdıkları taşlarla çevrilmiş bir çember içine bırakıp leş kargalarını ölü sofrasına buyur ediyorlardı.
Yüzyılımızın modernliğinde bu sefer asker olmak istemeyen ayıplandı, barış isteyen vatan haini oldu. Herkesi zorunlu asker yaparak, yumruk gibi sımsıkı kenetlendi ulus-devletler.
Seçimle iş başına gelmiyor artık hükümetler. Siyasi partiler de kalkalı yıllar oluyor. Kurtulduk o günlerden. Ne maskaralıklar, kepazelikler yapılırdı seçim kazanmak için. Ülkenin bölünmez bütünlüğünden söz eden siyasi partiler bölücülüğün başlıca unsuruydu. İktidara gelebilsinler diye halkı birbirine düşürür, durmadan kargaşa yaratırlardı. Ya seçim gündeme geldiğinde sorumsuzca oluk oluk akıtılan paralar! Bir yanda para bekleyen eğitim, sağlık, ulaşım vb. sorunlar; öbür yanda seçilmek uğruna milyarlar harcanan siyasi sirk gösterileri. Bitti, bitti. Hepsi bitti.