Kendime karşı oynamayı denediğim andan itibaren bilincinde olmaksızın kendime meydan okumaya başlamıştım. İki Ben'imden her biri, yani Siyah Ben ve Beyaz Ben, birbirleri ile rekabet etmek zorundaydılar ve her biri kendi adına galip gelmek, kazanmak için kendini bir tutkuya, bir sabırsızlığa kaptırıyordu; Siyah Ben olarak yaptığım her hamlenin ardından, hararetle Beyaz Ben'in ne yapacağını bekliyordum. İki Ben'den her biri, öteki bir yanlış yaptığında bir zafer sevinci yaşıyor ama bununla eş zamanlı olarak da kendi beceriksizliğinden ötürü öfkeye kapılıryordu.
Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Satranç oyununun timsel enerjileri dar sınırlarla çevrili bir alanı sürgün ederek en zorlayıcı düşünme edimlerinde bile beyni bitkin düşürecek yerde onun ataktlığını ve gerilim gücünü daha da yükseltmek gibi mucizevi bir üstünlüğü vardır.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu