Önünü ardını düşünmeden inanmak, bağlanmak.. Hiç sorgulamadan.
İşte Alamut kitabında tamda bunu görüyorsunuz. Hasan Sabbah kendini peygamber diye sunar eğer ona tabi olurlarsa onlara cenneti vaat eder. Çünkü 'Cennetin anahtarının' onda olduğunu söyler. Bu düşüncesini öyle güzel empoze eder ki insanlar buna inanır. Gerçekte de bu olayın yaşanması insanı biraz tedirgin ediyor.
Ama şunu görüyorum ki; hayatta her zaman insanlar bir şeye inanmak, güvenmek, sığınacak bir liman aramak istemişler. Öyle ya da böyle.
Kitaba gelecek olursak, bana göre bazı konular, kişiler yarım kaldı. Heyecanı yükselttiği anda olmayacak hemde mantıksız bir şekilde bağladı.
Okuduğuma pişman mıyım? Elbette ki hayır. Ama 'mutlaka okuyun' diyeceğim potansiyelde bir kitapta değil malesef.
Yine de gerçek tarih, gizem ve entrika seviyorsanız okumalısınız. Keyifli okumalar