güzel vakit geçirdiğim ve asla sıkılmadan okuduğum bi kitaptı. yazarın başkarakterin yapacaklarını geniş geniş anlatması size düşünme fırsatı veriyor, acaba şöyle mi olacak böyle mi olacak diye kitaba kapılıyorsunuz ve böylelikle kitap sıkıcılaşmadan sürükleyiciliğini kaybetmemiş oluyor. sonu çok ucu açık bitti, tabii ki bir bilim kurgu romanından da bu beklenirdi ama biraz tuhaf hissettirdi. bana istediğimi veremedi gibi ama çok ufak bi rahatsız ediciliği vardı bu durumun. hayal gücünüzle üstünü örtebileceğiniz kadar küçük bir nokta.
"bir gün üzüntün geçince (çünkü zamanla geçmeyecek üzüntü yoktur) beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum olarak kalacaksın. Gülmek isteyeceksin benimle birlikte. Koşup pencereyi açacaksın. Gökyüzüne gülerek baktığını gören dostların şaşacaklar. Onlara diyeceksin ki, 'Evet, ne olmuş, yildizlara bakarken gülerim ben!' Seni deli sanacaklar başına corap örecegim bir güzel!"