Asıl her şeyden azar azar anlayan akıldanelerden korkmalı insan. Herkes kendi işini yapsın, yeter. Benim gözümde bilmediğini açıkça söyleyen insan, bilmediğini biliyormuş gibi görünen ve her şeyi ağzına yüzüne bulaştıran ikiyüzlüden daha değerlidir.
Nasıl da tuhaf, nasıl da anlaşılmaz oyunlar oynuyor alınyazımız bize! Acaba arzuladığımız bir şeye hiç kavuştuğumuz olmuş mudur... kavuşmak için var gücümüzü harcadığımız bir şeyi elde etmişliğimiz? Galiba bunun tam tersi oluyor hayatta.
Hayat zorlukları insanın adı koca Fransa'da Paris sokaklarında mühürlenmesi, kürek mahkumu diye iş bulamaması, kimse işe almaması eşine ve 6 yaşındaki kızına bakamaması sadece devletin verdiği 66 frankla geçinmesi, devletin yardım etmemesi en sonunda tahammül edemeyip fırının camını kırıp ekmeği çalıp fırıncının yakalayıp tekrardan hücreye tıkması... 6 yaşındaki kızı heceleyerek okuyamaması ve kız çocuğunun beynini yıkamaları... En sonunda herkesin televizyon izler gibi idamı izlemesi....