Güzel bir kitaptı. Fakat üslup yok gibiydi. Tarzı ise muammaydı. Güzel bir cümle mühendisliği var kitapta. Kelimelerle farklı bir kareografi denemiş olmalı yazar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O mavi önlüklerin içinde kara kuru solgun
adamlar oturuyor. Onlar hiç göz göze gelmiyor. Ama ara ara omuzlarının
üstünden geriye fırlattıkları bir bakışları var. Birbirlerine değil, onları vaktiyle
birbirine lehimleyen ihtimale bakıyorlar. Çoktan tedavülden kalkmış bir
cümlenin enkazına bakıyorlar. Aynı adam oluyorlar o zaman: Dışarıdan bakınca,
içine haciz gelmiş bir adam. İçeride, geçmişin enkazını şimdiye fırlattıkça dirilen
bir hayalet, bitmeyen bir yastan çatılmış bir şölen, bolca toz, toprak ve çekirdek.
İnsanın canı ezelden beri toprakla tıkalı, doğrudur. Ama illa aklıyla mı bilmeli
insan? İşte, göğsüyle de bilinmeyi bilen bilir: Fecrin kirpiklerini görmek güzeldir.