"Zaten kimseyi hakikaten sevmedin ki Korkut" dedi kendine. "Sevmedin..." Belki de kullanmaya kullanmaya bozulmuştu hisleri. Öyle ya, tüfenk bile bir süre kenarda patlamadan yatarsa tutukluk yapmaz mıydı?
Herkes yağmalarken ben dursa mıydım? Sonra hırsızlığı bırakıp güya hayırlı insan olmuştu. Hayırlı insan! Ne yapıyordu bu hayırlı insan? Babası gibi ayıya dayı demeyen adamları yakalıyordu.
Anasına babasına layık bir evlat olamamıştı. Babası ayıya dayı demediği, çanak yalamadığı, eyyam reisi olmadığı için sürülmüştü. Gittiği yerde de yan çizmemiş, pusulayı şaşırmamış, bu yüzden başı taşların altında ezilmişti.