Feride! Beni yine öyle etkiledin ki.. Bu kitabı ikinci okuyuşumdur. İlkini çocuk hayalleriyle dolu bir akılla ortaokul sıralarında derslerde gizli gizli okudum. O zamanlar bu kitabın heyecanı benim için Kâmran ve Çalıkuşunun aşkından ibaretti. Şimdi ise genç bir kızın uzun ve mahzun yolculuğunu ifade ediyor.
Çalıkuşu, kimsesiz, hoyrat ama ipek gibi kalbi olan bir kızcağız. Kitap onun beş yıllık günlüğünden oluşuyor. Oldukça akıcı bir anlatım var. Feride'nin o temiz sevgisini okurken aynı zamanda dönemin Anadolu ve İstanbul'unu da okuyoruz. Bir genç kızın beş yıllık macerasına onun dilinden şahit oluyoruz. Reşat Nuri bunu o kadar güzel yapmış ki bir kadın yazar yazsa Feride'yi bu kadar iyi anlatamayabilirdi belki. Kitabı okurken Feride ile birlikte büyüyorsunuz, ona hak verip yine ona kızıyorsunuz ama genç ve oldukça toy bir kızın cesareti ve kendini bilirliği onu tebrik etmemizi sağlıyor. En sonunda dönüp baktığımızda ise hayatın yalnız bir Çalıkuşunu nasıl palazladığını görüyorsunuz. Hikayenin sonu ise Feride'nin kalbi gibi.
Çalıkuşu ömrünüzde iki kere okumanız gereken kitaplardan.