Beklentimin üstünde
8/10
·152 syf.·
2026 3. kitabı
Doğu Asya Modern Edebiyat kitaplarını zihnimin çok dolu olduğu dönemlerde su gibi akıp gidecek, tabiri caizse çıtır çerez kitaplar olarak görüp tercih ediyorum. Bu kitabı satın alırken de büyük bir beklentim yoktu. Bana bir şey katmasını beklemiyordum şahsen. Ancak içerik olarak benzer kitaplara kıyasla beklentimin çok üstünde kaldı. Spoiler içerebilir. Öncelikle farklı karakterlerin hikayelerinin kısaca da olsa işlenmesi ve bu karakterlerin bir noktada birbiriyle bağlantılı olması; üstüne bir de bu karakterlerin geçmişte yaptığı bir iyiliğin karşılığında ödüllendiriliyor olması beni çok mutlu etti. Yetişkinlik hayatının getirdiği keşmekeş ve anlam arayışı içinde debelenirken bu tarz kitapları okumak bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. Dünyanın Kıyısındaki Kafe kitabını okurken de benzer hisleri tatmıştım ancak o kitap çok yüzeysel kalmıştı. Bu kitabın da yoğun bir derinlikte olduğu pek ala söylenemez ancak kitabı okurken internette araştırma yapma hissi yaşamam bile yeterliydi. En azından bu kitabı bitirdiğimde bana bir mesaj kaldı: bir şeyler yolunda gitmiyorsa yolumu değiştirmem şart değil; yalnızca nasıl yürüdüğümü ve yola nasıl baktığımı değiştirmem de yetebilir. Yazarın anlatımını çok beğendim. Diğer kitaplarını da araştırmak istiyorum. Bunda çevirmenin payının da büyük olduğu aşikar. Didem İpekoğlu . Kedilerle ve sevgiyle kalın.
Dolunay KafeMai Mochizuki · Dex Kitap · 202621 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Dönemin bedbaht gençlerinin duygularını çok güzel bir dille anlatan inanılmaz bir eser. Kitabın dili ruhunuza işliyor, Ahmed Cemil’in hislerini kendimde hissettim okurken. Aşkını ilk hissettiği yerde, daha doğrusu aşkını fark ettiği yer diyelim, o anki duygularını kendim aşık olmuşum gibi hissettim. Ahmed Cemil baskıdan bunaldığında ben de kitabı okurken aynı hislerle bunaldım. Yaşadığı dertler kendi başımdan geçiyormuş gibi hissettim. Osmanlı’nın son dönemlerindeki gençlerin hayallerini ve dertlerini gayet iyi aktardığını düşünüyorum. Aynı zamanda, hikayenin geçtiği zamanı bilmesek aynı olayların günümüzde de yaşanabilecek olaylar olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı bu kadar beğenmemdeki en önemli sebeplerden biri Ahmed Cemil’in yerine kendinizi koyabiliyorsunuz ve Ahmed Cemil’in yaşadıklarını bir arkadaşınızın ağzından duysanız hiç de yaşanmayacak olaylar gibi gelmez. Yok artık diyeceğiniz mantıksız ve abartı olaylar konulmamış. Raci karakterinin zamanını geçirdiği meyhanelerin, gazinoların bulunduğu ortamı bölümün başında bize anlatması sayesinde o dönemleri hiç görmediğim halde o an oradaymış gibi hissettim. Kitabın geçtiği dönemki çok kültürlü yapıyı da görebiliyoruz böylece ve o dönemde İstanbulda farklı milletlerden insanların nasıl yaşadığı hakkında da bilgi sahibi olabiliyoruz.
Duygu ve Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 201934,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·256 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:27
Maalesef bizim yaşantımız böyle. Eskiden beri zayıf olanlar biraz güçlü olanın eline bakmak zorunda, ona boyun eğmek zorunda. Hele kadınlar... Asla söz hakları yok, cevap verme hakları yok, olanı kabullenip acılarıyla yaşamaya alışmak zorundalar. Kitabın anlatımı çok güzel ama konusu beni açmadı. Beni kapattı, beni boğdu. Son kısımlardaki o yumruk inmeseydi kitabı yarıda bırakmayı düşünebilirdim. Hayat mai başlar, siyah sürer. Sonra bir güneş, bir gökkuşağı çıkar mı bilinmez. Hayat bilinmez.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202434,8bin okunma
10/10
·256 syf.·
2026 12. kitabı
Bazen insanı hayata bağlayan şey, gerçekleşen hayalleri değil; geride bırakamadığı insanlardır. Bu kitap bende en çok yarım kalmış hayallerin hüznünü bıraktı. Ahmet Cemil'in birer birer hayallerini kaybetmesini okumak zaten zorken, sonunda istediği hiçbir şeye kavuşamaması insanın içinde buruk bir his bırakıyor. Ama beni en çok etkileyen şey, her şeye rağmen hayata tutunmayı seçmesi oldu. Yaşadığı onca kaybın ve hayal kırıklığının ardından ümidini neredeyse tamamen yitirse de annesini yalnız bırakmamak için geri dönmesi çok anlamlıydı. Belki hayalleri yıkılmıştı ama annesine olan sevgisi ve bağlılığı onu hayata bağlayan son şeydi. Bu yüzden romanın sonunu sadece bir yenilgi olarak göremiyorum. İçinde sessiz bir direniş ve yaşama devam etme kararı da var. Hüzünlü ama etkisi uzun süre geçmeyen bir kitap. Ahmet Cemil'in hikâyesi bana bazen insanın her şeyini kaybetse bile sevdikleri için yaşamaya devam edebileceğini hatırlattı. Bu yönüyle beni derinden etkileyen bir eser oldu.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202434,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 170. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil’in o ağdalı, görkemli ve döneminin ruhunu iliklerine kadar hissettiren o devasa kalemiyle; Servet-i Fünun döneminin o melankolik, içe dönük atmosferinde, hayalleri ile hayatın acımasız gerçekleri arasında sıkışıp un ufak olan Ahmet Cemil’in o trajik hikayesini derin bir hüzünle okudum. Yazar; edebiyat dünyasında büyük bir devrim yapma arzusuyla yanıp tutuşan, o her şeye umutla, mavi bir gökyüzü altından bakan genç bir şairin, Babıali’nin o entrikalı, acımasız çarkları ve hayatın peş peşe indirdiği darbelerle nasıl simsiyah bir geceye, mutlak bir hayal kırıklığına sürüklendiğini muazzam bir psikolojik ve sosyolojik derinlikle işlemiş. Ahmet Cemil’in şahsında o dönemin aydın kuşağının marazi ruh halini, yalnızlığını, uçurumun kenarındaki naifliğini ve aşkı da içine alan o büyük trajediyi İstanbul’un o yağmurlu, dumanlı dekorunda öyle güçlü anlatmış ki Türk edebiyatında Batılı anlamdaki ilk modern romanın neden bu eser olduğunu her sayfada yeniden anladım. O masmavi umutların yerini alan simsiyah bir hüsranın, hayal ve hakikat çatışmasının o en görkemli, en sarsıcı ve zamansız başyapıtıydı.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Mai ve siyah ve kahrolası sarhoş pis RACİ
7/10
·296 syf.··
2026 38. kitabı
Kitap anlatım dili ile bana ağır geldi büyük ihtimalle Tanzimat edebiyatından okuduğum ilk eser olduğu için olabilir. Kitabın dili çok ağdalı şiirsel olacağım derken işler biraz yolundan çıkmış gibi görünüyor. Kitabın konusu ise kısaca ünlü bir yazar olma hayali peşinde olan Ahmet Cemilin başına gelenler gibi görünse de benim en ilgimi çeken kısım kendini sürekli varlıklı arkadaşı Hüseyin Nazif ile kıyaslar şuan da da olduğu gibi parayı veren düdüğü çalmaktadır. Maddi olarak iyi durumda olmayan insanların hayal kurmak hakkı değildir gibi bir kısadan hisse görebiliriz. Kitapla ilgili bu sinir bozucu gerçek dışında inanılmaz anlamsız bulduğum şey Ahmet Cemilin tüm yazılarını hunharca ahlaksızca eleştirip onun hayallerini çalan Raciye karşı sonsuz merhameti. Ayrıca bu hastalıklı sarhoş adama inanması. Ahmet Cemili iç disiplin olarak kendine güvenen biri olarak göremiyoruz belki de bir sarhoşun sözlerine inanıp onu matbaadan atan eniştesine inat kendi eserini kendini savunup vazgeçmeseydi kitapta daha farklı bir son okuyabilirdik. Belki de Ahmet cemil yokluk denen kötü tarafından kıskıvrak ele geçirildiği için bunu dışarıdan göremiyordu. Yine de okunması ne kadar zor olursa olsun okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar · 201634,8bin okunma