Ezgi

Ezgi
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Hürriyet fikri daima akar, coşkun bir nehir gibidir. Onun karşısına geçilemez. Set çekmek, akmasına engel olmak istersen kabarır, yükselir, gerçi gürültüsü işitilmez fakat kuvveti artar, tazyiki artar. Nihayet bir an gelir ki o müthiş seti korkunç bir gümbürtüyle koparır, yıkar, etrafı bir tufan gibi istila eder. Canlar heder olur, mamur yerler harabeliğe döner fakat sonra yerinde yeni bir yerleşim, bereketli bir hayat başlar. Hükümetimizin istibdadı günden güne artıyor, tazyik artış gösteriyor. Emin olunuz baskı arttıkça mutlaka direnç kuvveti de artar. Hayattaki elastikiyetin bir derecesi vardır. Sıkışır, sıkışır sonra bir dinamit gibi patlar.
Sayfa 121 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.Basım
Reklam
Memleket bu karanlık istibdat bulutu içerisinde titriyor, bunalıyor, bir hareket göstermeye muktedir olamıyor. Büyük bir korkuya düşmüş olanlarda ortaya çıkan felçlilik hali gibi garip bir maraz içindeyiz. Evet, millet bu garip hal içindedir. Görüyor, hissediyor, düşünüyor, anlıyor da bir harekette muktedir olamıyor.
Sayfa 121 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.Basım
İnsan daima böyledir. Bize tebessümler eden, üzerimize doğru gelen talihi, sevgiyi nazlarla karşılarız. Ancak o talih bizden yüz çevirdiği, uzaklaşmaya başladığı zaman kıymetini takdir ederiz.
Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.Basım
Her türlü şefkat hissinden ve sevgiden mahrum bir haldeydim.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.Basım
Soylu ruhların uzak durduğu dalkavukluk, etrafında dönüp durdukları kişinin yaşam alanına daha iyi girebilmek için kendilerini alçaltmayı başaran küçük insanlara özgüdür.
Sayfa 171 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2.Basım