Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Zaten yaşamımız boyunca en büyük zaaflarımız, en nefret ettiğimiz insanlar yüzünden açığa çıkar, keza yaptığımız en büyük kötülüklere onlar vesile olur.
Ömrümün ilerleyen dönemlerinde öyle zamanlar oldu ki (sanırım böyle zamanlar çoğu kişinin başına gelmiştir) sanki yaşamımın üzerine, beni tüm heveslerimden, uğraşlarımdan ve maceralarından uzaklaştıran ve kayıtsız bir razı oluş hali dışında hiçbir duyguya imkân tanımayan kalın bir perde indi.