Bir insanın bir başka insanı kendisinden daha fazla sevebileceğine karar verdiğim akşamı düşündüğümü anladım. Oysa gerçek isteğimin dışarı çıkmak, dünyaya adım atmak olduğunu, adım atabilmek için de böyle bir gerekçe, böyle bir bahane gerektiğini kendim de biliyordum.İnsan bir başkasını kendinden daha fazla sevemez. Kendini kurtarmayı beceremeyeni, kimse kurtaramaz.
Çalışıp başarılı olmanın, dahası yalnızca yaşamak için çalışmanın insanı varlıklı doğanlarla -hiç kuşkusuz bir budalayla- eşdeğerli kıldığına inanıyormuşum. Kimi varlıklılardan öfkeyle söz ederken, sanki yaşamla hesaplaşıyormuşum. "Bence siz," dedi, "sportotodan kazanılacak paraya bile iyi gözle bakmazsınız."
"Niye öyle olsun?" dedim.
"Varlıklı doğmakla aynı olduğu için. Ayrılık, ayrıcalık doğuracağı için."