"Bana her şeyin ne kadar kötü olduğu defalarca söylenmesine rağmen umursamıyordum . Tüm bunların gerçek olduğunu anlamam için bunların yaşandığına şahsen tanık olmam gerekti. Ve o zaman bile, başımı çevirmek için elimden geleni yaptım .
Görmek istemediğin bir şeyi kabullenmek zordur.”
Hem Panem hem de Mıntıka halklarını derinden etkileyen 8 yıllık bir iç savaşın ardından ülkede genel olarak bir yoksulluk sürmektedir doğal olarak . Evet Başkent yoksuldur , evet güçsüzdür ama hala kontrol elindedir . Ve gerçek “ Kontrol “ ün de Mıntıkalara unutturmamak olduğunu düşünmektedir . Neyi unutturmamak mı ? Gerçek gücün ve gerçek kontrolün kim de olduğunu . Bunun yolu da gelecekte vazgeçilmez bir gelenek olacak olan “ Açlık Oyunları “ dır .
İşte kitap Açlık Oyunları ‘ nın yeni yeni düzenlendiği yıllarda , gösteriş ve şaşaanın arkasındaki gerçek yüzü görebilmemize yardımcı olan Snow ailesinin evinde başlıyor ve nerelere gitmiyor ki ?
Açlık Oyunları serisinden tanıdığımızda sadece üçlemeyi okuyanların genel olarak kötü karakter olarak niteleyebileceği bir karakter olan Coriolanus Snow ‘ un hikayesi . Ya da daha doğrusu gerçek Alaycı Kuş ‘ un hikayesi , Coveylerin hikayesi , özgür insanların , kaybolmuş ruhların , insanların hayatlarının gizli olduğu şarkıların hikayesi , gururun , aşkın , fedakarlığın belki en çok da acımasızlığın hikayesi . Bu kitap kuşların ve yılanların hikayesi .
—————————————————————————————————
Coriolanus Snow ve Lucy Gray ‘ in hikayesini okurken içten içe bağırdığım , ağladığım ve güldüğüm kısımlar oldu . ama her şeyden önce benim için bazı gerçeklerin yüzüme tokat gibi çarptığı bir kitap oldu . Ve bir sürü kişinin aksine garip bir biçimde ben Coriolanus ‘ u çok sevdim . Çünkü bence insanların bir türlü kabul etmeye yanaşmadığı duygulara göre hareket ediyordu . Bence cesurluğu temsil ediyordu .
Bence cesur olan insanlar ikiye ayrılır :
1- Dünya ‘ da olan gerçekleri söylemekten korkmayanlar . Örnek : Sejanus
2-İnsanın içinde olan gerçekleri söylemekten korkmayanlar. Örnek : Coriolanus
Şu durumda baktığımızda çoğu insan ilkine dahil
Hem Panem hem de Mıntıka halklarını derinden etkileyen 8 yıllık bir iç savaşın ardından ülkede genel olarak bir yoksulluk sürmektedir doğal olarak . Evet Başkent yoksuldur , evet güçsüzdür ama hala kontrol elindedir . Ve gerçek “ Kontrol “ ün de Mıntıkalara unutturmamak olduğunu düşünmektedir . Neyi unutturmamak mı ? Gerçek gücün ve gerçek kontrolün kim de olduğunu . Bunun yolu da gelecekte vazgeçilmez bir gelenek olacak olan “ Açlık Oyunları “ dır .
İşte kitap Açlık Oyunları ‘ nın yeni yeni düzenlendiği yıllarda , gösteriş ve şaşaanın arkasındaki gerçek yüzü görebilmemize yardımcı olan Snow ailesinin evinde başlıyor ve nerelere gitmiyor ki ?
Açlık Oyunları serisinden tanıdığımızda sadece üçlemeyi okuyanların genel olarak kötü karakter olarak niteleyebileceği bir karakter olan Coriolanus Snow ‘ un hikayesi . Ya da daha doğrusu gerçek Alaycı Kuş ‘ un hikayesi , Coveylerin hikayesi , özgür insanların , kaybolmuş ruhların , insanların hayatlarının gizli olduğu şarkıların hikayesi , gururun , aşkın , fedakarlığın belki en çok da acımasızlığın hikayesi . Bu kitap kuşların ve yılanların hikayesi .
—————————————————————————————————
Coriolanus Snow ve Lucy Gray ‘ in hikayesini okurken içten içe bağırdığım , ağladığım ve güldüğüm kısımlar oldu . ama her şeyden önce benim için bazı gerçeklerin yüzüme tokat gibi çarptığı bir kitap oldu . Ve bir sürü kişinin aksine garip bir biçimde ben Coriolanus ‘ u çok sevdim . Çünkü bence insanların bir türlü kabul etmeye yanaşmadığı duygulara göre hareket ediyordu . Bence cesurluğu temsil ediyordu .
Bence cesur olan insanlar ikiye ayrılır :
1- Dünya ‘ da olan gerçekleri söylemekten korkmayanlar . Örnek : Sejanus
2-İnsanın içinde olan gerçekleri söylemekten korkmayanlar. Örnek : Coriolanus
Şu durumda baktığımızda çoğu insan ilkine dahil