10/10
·278 syf.·
2026 17. kitabı
Kurtuluş Savaşı'nın o çetin, fedakarlık ve inanç dolu günlerini genel hatlarıyla tarih kitaplarından hepimiz biliriz. Ancak bu toprakların ne denli büyük bedellerle kazanıldığını, cephe gerisinde ve düşman hattında isimleri tarihin satır aralarında kalmış gizli kahramanların hikayelerini okuduğumuzda çok daha derinden kavrıyoruz. İşte yazar Serra Menekay’ın kaleme aldığı Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları romanı, tam olarak bu farkındalığı kalbimize dokuyarak hissettiren, çok kıymetli bir başucu eseri.Romanı bitirdiğinizde içinizde kalan en baskın duygu, derin bir farkındalık oluyor: Biz bu toprakları kolay kazanmadık. Bastığımız her toprak parçasının altında canını feda etmiş birilerinin olduğunu bilmek, bugün sahip olduğumuz bağımsızlığın değerini çok daha iyi anlamamızı sağlıyor. Kitap, geçmişle günümüz arasında çok güçlü bir köprü kurarak millî bilincimizi adeta yeniden canlandırıyor.Bize tarihimizi, unuttuğumuz ya da yeterince bilmediğimiz kahramanlar üzerinden bu kadar güzel hatırlattığı ve bu topraklara olan vefa borcumuzu bizlere fark ettirdiği için yazara ne kadar teşekkür etsek azdır. Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları, sadece tarihi roman severlerin değil, bu topraklarda yaşayan, geçmişine ve geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken başyapıtlardan biri. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Gördesli Makbule ve Demirci AkıncılarıSerra Menekay · GALEATİ YAYINCILIK · 202220 okunma
Puan vermedi
#kübranınkitabı Size bugün Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?” kitabıyla geldim. Hüseyin Rahmi yine her zamanki gibi hem güldüren hem de düşündüren kalemiyle beni kendine hayran bıraktı. Dili oldukça sade ve akıcı olduğu için kitap su gibi akıp gitti. Makbule Hanım’ın evlenme isteği ve bu süreçte başına gelenler yer yer kahkaha attırırken yer yer de insanı düşündürüyor. Yazarın en sevdiğim yönlerinden biri de bu zaten; olayları mizahi bir dille anlatırken toplumun yanlış gördüğü ya da eleştirmek istediği noktaları da ustalıkla okura gösteriyor. Bu kitapta da kadın-erkek rolleri, mahalle baskısı ve insanların ön yargıları üzerine ince dokundurmalar vardı. Kısacası hem çok eğlendim hem de satır aralarında verilmek istenen mesajları keyifle okudum. Hüseyin Rahmi Gürpınar okumayı sevenlerin severek okuyacağını düşündüğüm, kısa ama dolu dolu bir kitaptı.
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Papersense Yayınları · 2015943 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:16
Selamlar, Nasıl bir girizgah yapmalı bilemedim. Sevgili yazarımızın kalemine, emeğine, yüreğine sağlık öncelikle. Satır aralarında hissedilen bir samimiyeti var. Eğer kalbinizin bir yanı hâlâ geçmiş yıllarda, Mazinizde atıyorsa, adımlarınız gençliğinizin, çocukluğunuzun geçtiği sokaklarda yürüyor gibiyse bir nevi, Mahalle kültürünün yaşandığı o günlere olan özleminiz ilk gün gibi diriyse hala yüreğinizde, bir nebze de olsa özleminizi dindirecek bir kitap. Okurken Ah çektim, kahkaha attım, hayretime engel olamadım... Adnan amca yakın bir ahbabımdı sanki, araba alışına sevindim, Sevgi bakkala olan vefasına imrendim, Gülizar teyze'nin pastalarından ben de yedim. Önlüklü Makbule teyzenin telefonundan bana da haberler geldi. En acı haberleri de, en tatlı haberleri de Makbule teyzenin telefonundan işittim. Asuman'ın yeşil gözlerinden akan yaşları elimle silmek istedim...Halil gibi ben de unutmak istedim bir yerden sonra... Burçin'in bütün hevesleri için sil baştan yapmak istedim bazı şeyleri... Yasin bizim de kapımızı çaldı, akşam çaya beklediklerini söyledi...Derya'yla, Serkan'la, Şakir'le ben de yürüdüm okul yolllarını, Ela gibi ben de sabahları ekmek almaya çıktım bir koşu... Lale sokakta ben de adımladım, kabul eder misiniz bilmem ama ben de Lale sokağın bir kızı oldum, mahallenizin kızı yani... Derya ile Serkan'ı sevdim en çok. Onların hissedipte dile dökemediği her ne varsa benim içimde büyüdü sanki... Canım Derya, Canım Serkan, Ah Serkan... Doksanlı yıllarda adımlamak gibi bir seçeneğim olmadı, o sokaklarda adımlayamadım, aniden komşuna gidip Sakınmadan içini dökebilmenin samimiyetini bilemedim, Misafir davet ederken evin küçüğü ile haber gönderilmesi ne demek görmedim hiç... Bu neslin genci oldum, hepimizin 'ben' dediği, aynı Binalarda yaşayıpta, komşusunun
Doksanlar
Lale Sokak No: 1Pınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202624 okunma
Gülmeye ihtiyacı olan okusun
8/10
·143 syf.··
2026 53. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 03:20
Okurken o kadar eğlendim ki anlatamam :) kitap akıp gitti. Aynı konakta yaşayan bir aile var Makbule hanım, eşini erken yaşta kaybetmiş ve bütün mal varlığı Makbule hanıma kalmış o yüzden konakta onun sözü geçiyor. Oğlu, kızı ve damadıyla yaşıyor Yaşı 60 yakın ama hala içi kıpır kıpır olan Makbule hanım gönlünü 25 lerinde olan avukata kaptırıyor film burada başlıyor ehhehe daha fazla anlatmayım okumaya değer eğlenceli bir kitap
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 2021943 okunma
Puan vermedi·236 syf.·
2026 336. kitabı
Nazlı Ecevitin annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Yani Bülent Ecevit; Sultan Vahdettinin üvey kuzeni. Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan… Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantıları şöyle: Engin Noyanın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halidin ağabeyi. Refik Halidin teyzesi İsmet Hanım, Bülent Ecevitin babaannesi. Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Ailesinden Mecdi Boysan, Atatürkün kız kardeşi Makbule Atadanın kocası.* İsmail Hakkı Okdayın kökeni Kırım Hanlarına dayanıyor. Refik Halidin annesi (ve Engin Noyanın dedesinin babaannesi) Nefise Ruhsar Hanım ile kardeşi (Bülent Ecevitin babaannesi) İsmet Hanımın soyu da Kırım Hanlarına dayanıyor. İsmail Hakkı Okdayın kardeşi Şefik Okdayın torunu Aylin Okday, Alp Yalmanın yeğeni Ahmet Yalmanla evlenir.* Doğan Koloğlu birinci evliliğini (Bülent Ecevitin annesinin teyzesinin kocası) İsmail Hakkı Okdayın kardeşi Ali Nuri Okdayın torunu X ile yapar. Koloğlu, ikinci evliliğini Yalman ailesinden Bilge Yalman ile yapar.* Orhan Koloğlu, Bülent Ecevitin başkanlığında iki dönem Basın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü yapar. Orhan Koloğlunun baba, Bülent Ecevitin anne tarafından Libyada akrabaları var.. İsmail Hakkı Okdaydan boşanan (Sultan Vahdettinin kızı) Prenses Ulviye, Ali Haydar Germiyanoğlu ile ikinci evliliğini yapar.* Ali Haydar Germiyanoğlunun ikiz kardeşi Celalettin Germiyanoğludur. Manken Billur Kalkavan, Celalettin Germiyanoğlunun torunu. İsmail Hakkı Okday-Prenses Ulviye evliliğinden doğan Hümeyra Hanım, Evliyazade ailesinden Halil Özbaşla evlenir.. Halil Özbaşın yeğeni Erol Özbaş,bir dönem Ajda Pekkanın sevgilisidir.. "Halil Özbaşın yeğeni Erol Özbaş,bir dönem Ajda Pekkanın sevgilisidir.* Sultan Vahdettinin torunu Hümeyra Hanım ile Halil Özbaşın kızı Hanzade, Osman Refik
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Teyze ile PrensesMahmut Çetin · Biyografi.Net · 20057 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 17. kitabı
Cumhuriyetin ilk yıllarında Reşat Nuri tarafından yazılan bu eser, Osmanlıca aslından çevrilmiş. İnkılap Yayınevi baskısından okudum. Dil bana göre yer yer zorlayıcıydı çünkü bazı kelimeler Osmanlıca aslıyla bırakılmış fakat kelime anlamları dipnot olarak belirtilmek yerine kitabın sonunda "mini sözlük" tarzında, liste halinde verilmiş. Haliyle sürekli kitabın arkasından kelime anlamına bakmak akıcılığı biraz bozuyor. Lakin betimlemeler oldukça başarılı, handiyse siz de Bozyaka'daki bağlarda, İstanbul sokaklarında karakterlerle birliktesiniz. Öykü olarak oldukça sürükleyici, kitabı elimden bırakamadım desem yeridir. Gelelim karakterleri ve olayları yorumlamaya: Lamia çoğu okurun aksine pasifliği ve mağrurluğuyla beni sinir eden bir karakter oldu. Elbette o dönem kadınından atılganlık ve özgüvenli bir duruş beklememem gerektiğinin farkındayım lakin yine de Lamia'nın kendisine dair yapılan her suçlamaya sessiz kalışı beni çok sinirlendirdi. İnsanların ikiyüzlülüğü ve erkek lafının kadın lafından veya elalemin lafının olayın öznesi kişisinin lafından kıymetli olması o kadar güzel anlatılmış ki... Lamia, Makbule'nin kıymetlisi iken ölüm eşiğine geldiği anda Lamia'nın yanında Vedat'ın olması Makbule ve babasının Lamia'yı tek kalemde silmesine ve iftiraya uğratmasına gayet yeterli olabiliyor. Lamia'nın uğradığı haksızlıklara Lamia yerine ben bağırıp çağırmak istedim fakat başta belirttiğim gibi o dönemin koşullarında böyle şeyler pek mümkün değil, buna rağmen objektif değerlendiremiyorum maalesef. Kenanla evlenmeyi kabul etmemesi, kimseye o "sergüzeştini" anlatmaması dışarıdan bakan bir göze Lamia'yı pasif bir karakter gibi gösterse de Reşat Nuri bize vakur ve gururlu bir kadın portresi çizmeye çalışmış. Tevekkeli değil, kitap boyu tüm erkekler Lamia'ya sevdalanıyor. Lamia
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20188,2bin okunma
Reklam
Reklam