Mehmet Peker

lV. Murat ve falcı arasında yaşanan olay IV. Murad çok sık yaptığı gibi yine tebdili kıyafet ile şehirde dolaşmaya çıkar ve bir sandala biner. Müşterisinin hünkar olduğunu bilmeyen sandalcı, bir süre sonra sandalın yanında ipin ucuna bağlı testiyi çeker ve içmeye başlar. Sonrada müşterisine ikram eder. Padişah ne var o testinin içinde diye sorar. Sandalcı gülümseyerek mey diye cevap verir. İçkiyi yasaklamış olsa da aslında IV. Murad’ın alkol ile arasının iyi olduğu bilinir. Sandalcının ikramını kabul eden IV. Murad: “İyide mey yasak! Hünkarımız görürse başını vurdurur. Korkmuyor musun?” diye sorar. Sandalcı denizin ortasındayız hünkar bizi nereden görecek diye cevap verir. Aradan bir süre geçtikten sonra sandalcı, bu kez tahtaların arasından afyon çıkartır ve nargilesine koyar. Tabi müşterisine de ikram etmeyi ihmal etmez. İkramı kabul eden IV. Murad yine yasakları hatırlatır. Sandalcıdan tekrar, “denizin ortasındayız hünkar bizi nereden görecek” diye cevap alır. Sandalcı bir süre sonra fal taşlarını cebinden çıkartır ve müşterisine “ver 5 akçe bakayım falına” der. Fala son derece karşı olan IV. Murad, kızdığı halde sandalcıya 5 akçeyi verir ve bak bakalım der. Taşları sallayıp atan sandalcı “hadi bakalım efendi sor sorunu” der. IV. Murad: “hünkar acaba şuanda nerede?” diye sorar. Sandalcı, hünkar şuanda denizin üzerinde diye cevap verir. Etrafına bakınıp acaba çok yakınlarımızda olmasın deyince, sandalcı müşterinin kim olduğunu anlar ve “affet beni hünkarım” diye yalvarır. Padişah sana bir soru soracağım, bilirsen seni affedeceğim. Bilemezsen boynunun hemen vurduracağım der.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
islâm’ı iyice araştıran bir papaz, tebbet sûresi sebebiyle müslüman olur. müslüman olan eski papaz şöyle demiştir: “bu sûre’de muhteşem bir incelik ve mucize gördüm” hangi sure olduğunu soranlara şöyle açıklar: “tebbet sûresi yaşayan bir insan hakkında nazîl oldu. yani ebû lehep hakkında nazîl oldu. ebû lehep bu sûre indikten sonra tam 8 sene daha yaşadı. bu sûre onun ve karısının cehennemlik olduğunu bildiriyordu. yani ebû lehep yalandan bile iman etse bu sûre geçersiz kalacaktı. çünkü ebû lehep iman etmiş olacaktı. ama ebû lehep bu sûre inmesine rağmen ve tam 8 sene yaşamasına rağmen inkârında direndi ve karısıyla birlikte zulmüne devam etti. incelik ve mucize burada. yani iman ederek bu sûreyi geçersiz kılabilirdi. ama allah onun iman etmeyeceğini biliyordu. işte bu sûrede muhteşem bir mucize vardır. bu da demektir ki allah(celle celaluhu) geçmiş ve gelecek ile ilgili herşeyi eksiksiz bilmektedir. ben bu yüzden müslüman oluyorum.” tebbet suresinin türkçe meali rahman ve rahim olan allah'ın adıyla ebû leheb’in elleri kurusun. zaten kurudu da. ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. o, bir alevli ateşe girecektir. boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).
Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu.... Soygunculardan biri bankadakilere bağırır: “Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.” Herkes sessizce yatar… Bunun adı“Zihin Değiştirme Kavramı”dır. Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek… Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine yatmıştır. Ama bacaklar ortada... Soyguncu bağırır: “Edebini takın. Bu bir soygun, ırza geçme değil!” Bunun adı “Profesyonellik ”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş! Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atmışlar. Daha genç olanı (MBA derecelidir) daha yaşlı olanına (ki bu ise 6 yıl ilkokuldan sonra terk): “Abi, hadi şu paraları sayalım,” der. Daha yaşlı olanı dercki: “Çok aptalsın be. Bu kadar para oturup sayılır mı? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.” Buna “Deneyim” derler! Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir. Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra Şube Müdürü, Şube Şefine hemen polisi aramasını söylemiş.Şef demiş ki: “Durun hele Müdürüm. Alacaklarını aldılar. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim, ne dersiniz?” Buna “Dalgayı yakalamak” derler. Berbat bir durumu kendi lehine çevirmektir bu! Müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik!” Buna “Sıkıntılardan kurtulmak”derler. Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir. Akşam TV haberleri bankadan 100 milyon dolar çalındığını açıklamış! Çaldıkları paranın çok daha az olduğu bilen soyguncular oturup saymışlar parayı… Tekrar tekrar saymışlar.Bakmışlar hepsi topu topu 20 milyon! Çok kızmışlar bu işe: “Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka Müdürü bir el hareketiyle 80 milyon götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!” Bu “Bilgi altından daha
Kahlo ne yaptığınızın, ne söylediğinizden daha önemli olduğunu şöyle anlatır; Davranışa yansımayan hiçbir şeye en ufak inancım kalmadı artık. Bana dünyanın en güzel cümleleri de kurulsa ben karşımda ne gördüğüme bakıyorum. Hiç yanıltmadı.
Sonunda Süleyman geldi İşte o an hissetti gerçek cenneti yüreğinde Geçti kendinden unuttu vakti Anladı çocukluk günlerinin artık kaldığını geride.
Sayfa 283 - Koridor yayınevi