Safevî hükümdarı Şah İsmail ve dönemi hakkında birincil kaynakların referans alındığı güzel bir çalışmadan oluşan bir kitap.
Şah İsmail, Safeviye tarikatına mensup bir derviş iken nasıl oldu da koskoca İran'da, Kafkasya'da ve Orta Asya'da hüküm sahibi oldu, buna giden süreci anlatıyor.
Kitapta Şah İsmail'in dedesi Cüneyd ile babası Haydar'ın katilleri olan Akkoyunlular ile Şirvanşahlar devletlerinden intikam aldığı Nahcivan'daki Şerur Muharebesi'nden bahsedilmekte. Bu savaşta Şah İsmail Azerbaycan'daki Şirvanşahlar Devleti'ne son vererek burayı Safevî otoritesine bağlamıştır. Aynı zamanda Şah İsmail bu savaşla Akkoyunluların başkenti olan Tebriz'i ele geçirmişti. O dönem Tebriz halkının dörtte üçü Sünniydi. Tebriz ele geçirildikten sonra Şah İsmail cuma hutbelerinde ilk üç halifeye beddua edilmesi fermanını yayınlamıştır. Bu emre uymayanlar feci şekilde idam edilerek Tebriz havzası bu şekilde Şiileştirilmiştir. Tebriz Şah İsmail'in Yavuz Sultan Selimle yaptığı Çaldıran Savaşı'ndan sonra Osmanlıların kontrolüne geçmiştir, Yavuz bu savaştan sonra Tebriz'de bir hafta kalmıştır. Savaşın yapıldığı yer Maku ile Hoy şehri arasındaki Çaldıran Ovası'ndadır. Tebriz daha sonra tekrar Safevîlerin kontrolüne geçmiştir. Şerur Savaşı'ndan sonra ise Akkoyunlu hükümdarı Elfend Diyarbakır'a kaçmıştır. Zamanla Akkoyunlulara Safevîler tarafından son verilmiştir. Akkoyunluların yıkılmasından sonra Diyarbakır ve Doğu Anadolu Safevîlerle Dulkadiroğulları Beyliği arasında tampon bölge olmuştur. Şah İsmail Dulkadiroğulları üzerine yaptığı seferle Maraş şehrini yağmalamıştır, orayı Dulkadiroğulları Beyliğine terkettikten sonra Diyarbakır'ı Safevî Devleti'ne ilhak etmiştir. Diyarbakır'ı daha sonra başarılarıyla bilinen Osmanlı komutanı olan Bıyıklı Mehmed Paşa Safevîlerden alıp Osmanlı