Bu yıl okuduğum son kitaplardan biri, bu yıl okuduğum en etkiyleyici kitapların başında yerini aldı.
Kambur'da öyle etkileyici bir başlangıç yapılmış ki, daha ilk cümlesinden dünyanızdan sıyrılıyorsunuz.
Kitaba başlar başlamaz su gibi akıp gidiyor ve merakla sayfaları çeviriyorsunuz. Esra Hanım karakterleri tüm benlikleriyle gözler önüne sererek ustalığını konuşturmuş. Özellikle engelli bir bireyin iç dünyasını, fiziki ve ruhsal acılarını nasıl bu kadar güzel betimleyebildiğini çok merak ediyorum doğrusu. Kitaba başlamadan evvel böylesine başarılı ve kuvvetli bir kalemle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.
Değerli yazarımız bu hikayeyi gerçek yaşantı üzerinden yazdıysa müthiş bir gözlem yeteneğine sahip, yok tamamen kurgu ise müthiş bir algı ve hayal gücü yeteneğine sahip demektir.
Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar hatırasına özel hazırladığı bu kitabın ödüle layık görülmesi de çok yerinde olmuş. Ben de naçizane, kendi adıma edebiyat dünyasına böyle harika bir eser kazandığı için kendisine teşekkür ediyorum.
Bu kitap eşsiz, bu kitap bambaşka. Ne yazsam ne kadar yazsam az. Öyle yoğun duygular, öyle içten cümleler var ki inanılmaz. Her bir cümlesi her bir kelimesi her bir harfi büyük emekle yazılmış bir kitap. Kolay değildir öyle bir kas hastası için yazı yazmak; klavye başına oturup da dakikada bilmem kaç kelime yazmaya benzemez. Üstelik "Mucizevi Gerçeklik" kitabı Harun Tınas'ın dördüncü eseri. Küçük bir dokunuş ile sadece bir harf yazabilmek için olağanüstü çaba sarf ederek böyle bir şaheser ortaya çıkardığı için Harun Abime çok teşekkür ediyor ve biraz da "Mucizevi Gerçeklik" hakkında yazmak istiyorum.
Kitabın her cümlesi duvara asmalık. Bu zamana kadar onlarca kitap okudum ama hemen her paragrafında kendimi bulduğum, işte ben de bunları veya çok benzerlerini yaşadım dediğim tek kitap bu olabilir.
Okuması çok kolay, bölümler kısa ve akıcı. İçerik gri, içerik hüzünlü ama kitap çok renkli. Kimi zaman ünlü düşünürler çıkıyor karşınıza kimi zaman filozoflar. Kimi zaman felsefe yapıyorsunuz kimi zaman sanki karşılıklı sohbet ediyorsunuz yazarla. Kimi zaman şarkı sözleri ile taçlandırılmış duygular, kimi zaman da yürekten şiirlerle.
Harun Abim bazen hoş bir hikaye ile anlatmış mucizevi gerçekliği; bazen de ilham kaynağı, umut ışığı sözleriyle. Bazen samimi itiraflarda bulunmuş, bazen de küçük sitemler eklemiş. Ama en önemlisi de, şu bir ciğer dolusu nefes alabilmek var ya hani; Kanuni'nin "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" dediği... Bırakın şimdi bütün dertlerinizi bir tarafa. İşte alırken farkına bile varmadığımız nefesin kıymetini anlayabilmek için tokat niteliğinde bir kitap bu kitap.
Kitabı bitirirken düşündüm de; bu başyapıt ayrıca bir kişisel gelişim kitabı. Zira aldığım çok ders oldu. Harun Abim bir yerde demiş ki "Benden roman yazarı olmaz." sadece bu