Evet, kadın hastaydı. Günden güne eriyor, sararıyordu. Nasıl bazı ağaçlar yerleri değiştirildiği zaman -usta bir bahçıvan elinden bile olsalar- yaşayamazlarsa, genç kadın da burada yaşayamayacaktı.
“Olur ya demeyin” demeyin, iki kırlangıcın ilkbaharda, herkes dört tarafa koşup çalışırken bir söğüt dalında oturup yârenlik etmeleri gündelik işlerden değildir.