Bilinçaltı duyulmak için ısrar eder, tekrarlar ve bir bakıma kapıyı kırar. Onu duymanın ve odaya davet etmenin tek yolu, ona bir şeyler dayatmayı bırakmak ve bunun yerine her yerde, sözde, ifade biçiminde, rüyada ve bedende söylenememiş olanı dinlemektir.
Masallardaki çocuklar gibi evimizin yolunu bulabilmek için korku ormanımızın içinde öylece uzaklara doğru dolaşabiliriz. Sözcüklerin yolunu izlemek yerine, kendimizi ilaçlara başvurmuş, yiyeceklerle, sigarayla veya alkolle rahatlatır veya anlamsız aktivitelerle kendimizi oyalar hâlde bulabiliriz. Kişisel deneyimlerimizden bildiğimiz üzere, bu yılların her zaman bir sonu vardır. Gitmemiz gereken yere asla bizi götürmezler.