Tarım, insanlar için epey yeni bir icattır ve pek çok açıdan da belki tüm zamanların en aptalca adımıdır. Avcı-toplayıcıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için binlerce yabani ve doğal yiyecek kaynakları vardı. Ama tarım, bütün bunları değiştirmiş ve bizleri, birkaç çeşit, evcilleştirilmiş yiyeceğe bağımlı kılarak, bir sonraki kıtlığa, çekirge baskınlarına, patates küflerine karşı, kırılgan hale getirmiştir.
Kalkmaya bile enerjisi olmadığı için yatağının kenarında oturan depresyon hastalarının hormon profillerine bakıldığında, aslında tüm sistemlerinin tetikte ve uyarılmış olduğu görülmektedir. Yani bu kişiler savaşlarını içlerinde vermektedirler.
Evrimsel psikolojinin ana mesajı şudur: Hayattaki en nadide, karmaşık, anlaşılması güç ve mükemmel şeyler, insanlar arası biyolojik adaptasyonlardır; özellikle bireysel farklılıklarımızı dikkat çekici bir şekilde yansıtan adaptasyonlar. Diğer insanları etkilemek için ihtiyacımız olan her şeye doğal olarak sahibiz; ancak bütün ideolojiler bize bunu unutturmaya çalışıyor; çünkü bütün ideolojiler toplum tarafından onaylanmak ve cinsel olarak çekici olmak için çıplak bedenlerimiz ve zihinlerimizin ötesinde şeylere ihtiyacımız olduğuna dair bizi inandırmak suretiyle güçleniyor. Tüketim iktidardaki ideoloji haline geldi; çünkü kişilik sergilemenin doğal yollarını aşağılayarak kapı dışarı etti ve şimdi satın alınan ürünler olmadan ne sergileyebileceğimizi hatırlamayalım diye bizi sürekli meşgul ediyor: çalış, alışveriş yap ve ürün sergile.