Burada benim rolüm geri planda kalmak;bunun bir fedakarlık olduğu sanılmasın, çünkü bilinci 1960 ‘lı yılların Norveç’inin düşünce yapısıyla biçimlendirilmiş olan ben, kendi hayatımdaki en önemli ve en ciddi olguların baş kahramanlarının ben olmadığımı kabullenmekte hiç güçlük çekmiyorum.