Hepimiz dış dünyada çok fazla koşuşturmaktan kaynaklanan karışıklığa kendimizi kaptırırız. Sonra, içimize dönmeye, sakinleşmeye ve asla karışıklık yaşamayan, acele etmeyen ve rahatsız olmayan o içsel huzuru hissetmeye ihtiyaç duyarız. O bizim varlığımızın gerçeğidir. O sadece onu tanımamızı bekler.
Eğer bilinçaltı zihnime belirli bir işin belirli bir zamanda bitirilmesi için talimat verirsem, Zihnin görünmeyen dünyası sayesinde bu işin başarılacağına güvenirsem, adeta kanatlanmışım gibi, o işi çabasız bir biçimde başarırım. Bu bazen öyle ucu ucuna gerçekleşir ki tamamlanmış işi gördüğümde çok şaşırırım. Bu bir mucize gibi görünür.